başka bir dünya mümkün mü?

Başka Bir Dünya Mümkün mü?

Kripto paralar için artık adı konmuş bir döngüden bahsedebiliyoruz, her dört yılda bir gündemi meşgul ediyor, bazılarımızı zengin edip bazılarımızın hayatını karartıp sessizliğe bürünüyorlar (Ayı ve Boğa Döngüleri; ayı döngüsünde kripto para borsalarında ciddi düşüşler olurken boğa döngüsünde hızlı yükselişler yaşanır) Kripto paraların herkesçe bilinen yönü bu olsa da arkasında yatan fikir ve teknolojiler görünenden çok daha fazlası. Bu yazıda, henüz hukukçular tarafından fotoğrafı çekilmeyen bir varlığı tanımaya ve tanıtmaya çalıştık.

Başka bir Dünya…

CoinMarketCap’in verilerine göre şu an kripto para borsalarında işlem gören veya görmeyen, Bitcoin, Ethereum, XRP, Bitcoin Cash başta olmak üzere 5.500’ün üzerinde kripto para bulunmaktadır. Peki bunlara neden kripto para diyoruz? Buradaki kripto yani şifreleme kelimesini internet bankacılığı yahut mobil uygulamalardaki şifrelerle karıştırmamak gerekir. coinler, karşılığı parasal bir değer olan bilgisayar kaydının şifrelenmiş halidir. Bu sebeple Bitcoin ve altcoinler (Bitcoin ilk kripto paradır. Diğer tüm coinler “alternative coin” anlamına gelen altcoin olarak anılırlar.) kripto para olarak anılmaktadırlar.

Gerek para cinsi olsun, gerek kullanılan farklı alt yapılar olsun şimdilik tüm kripto paraların ortak özellikleri şunlardır;

  • Merkezi bir otoriteye tabi değiller,
  • Arkalarında bir merkez bankası veya bir devlet yok,
  • Dağıtık bir yapıya sahipler, bu nedenle hacklenme veya saldırıya uğrayacak merkezi bir sunucu söz konusu değil (Burada kripto paraların hacklenmesi ile kripto para borsalarının hacklenmesi hususunun ayırt edilmesi gerekir. Bitcoin’in hacklenmesi teknik olarak mümkün değilken işlem yapılan borsanın hacklenmesi ve işlem gören Bitcoin’lerin çalınması yahut kaçırılması mümkündür. Bu nedenle, sahip olunan varlıkların borsada satın alma işlemi yapıldıktan sonra borsada değil kişinin kendisine ait soğuk cüzdanlarda saklanmasında fayda vardır. Soğuk cüzdanlar, 12 kelimelik şifrelerle çalışan usb bellek benzeri cihazlar olup şifresiz herhangi başka giriş yöntemi olmayan dijital varlık saklama aracıdırlar.),
  • Arz edilen veya edilecek miktar belli, böylelikle devletlerin para basarak kendilerine gelir yaratmaları, bu esnada yükselen faizler ve enflasyon vasıtasıyla bu yükü halkın omuzlarına bindirmeleri gibi bir durum söz konusu değil.

Tabii ki genel geçer hususlar, her gün yaşanan gelişmelerle birlikte istisnalara sahip oluyor. Ukrayna Merkez Bankası’nın XLM (Stellar) ile milli kripto para için anlaşması, AVAX (Avalanche) ile Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın flörtü yaşanan son gelişmelerden bazıları ve yazılı kaynaklar ile bu gelişmelerin hızına erişmek mümkün değil.

Kripto Paralara Eleştiriler

Kripto paralar ve ilk kripto para olması hasebiyle Bitcoin’e yönelen yoğun kitlesel ilgi yanında devletler ve Wall Street uluları kanadından gelen yoğun bir direniş ve eleştiri de var. Bunları; kripto paraların yeraltı ekonomisine kaynak olması, balon olması, saadet zinciri olması ve içsel değerinin bulunmaması olarak kategorize edebiliriz.

Bitcoin ve diğer tüm kripto paralar blokzincir (En genel ifadeyle, blokzincir, merkezi bir sunucunun veya güvenilir bir otoritenin kaldırılmasına olanak sağlayarak, merkezi güvenin internet ortamında dağıtılmasına denir. Blokzincir teknolojisi yaygın olarak Bitcoin ve Ethereum gibi sanal paraların altındaki teknoloji olarak bilinmektedir. Blokzincir yazılımı her türlü veriyi takip etmek için kullanıla- bilen dijital bir defterdir. Bu yazılım, diğer pek çok şeyin yanı sıra, mal akışını, para hareketlerini, sanat eserlerinin veya şiirlerin kime ait olduğunu takip edebilir. Sağlıktan nakliyeye spordan sanata, tasdik işlemlerinden oy kullanmaya kadar pek çok alanda blokzincir teknolojisi kullanılabilir.) teknolojisini kullanırlar. Bu nedenle de takip edilemedikleri ve yeraltı ekonomisine kaynak oldukları sıklıkla dile getirilir.

Öncelikle blokzincir teknolojisinin takip edilmezlik sağladığı hususu hatalıdır. Bir kripto paranın üretildiği andan şu ana kadar hangi hesaptan hangi hesaba aktarıldığı birebir olarak blokzincire kayıtlıdır ve şeffaftır. Burada sıkıntı işlemlerin anonim olmasından kaynaklanmaktadır, yani işlemler belli ve takip edilebilir olmakla birlikte kimler tarafından yapıldığı ortada değildir.

Bu noktada eleştiri haklı gibi görünüyor olsa da Dünya Bankası verilerine bakıldığında, kara para hacminin 2016 yılında 1,6 trilyon dolar olduğu görülmektedir. Bu rakamın sadece %2’si tespit edilebilir durumdadır, yani itibari paraların fonladığı yeraltı ekonomisi hacmi daha yüksek olup tespit edilebilirlik oranı da oldukça düşüktür. Bitcoin ile ödemelerde anonimlik olsa da trafiği takip etmek çok kolay, hesap sahiplerine ulaşabilmek ise zor olsa da mümkündür.

Yıldızının Parladığı Yıllar

2017 ve 2021 yılları gerçek anlamda Bitcoin ve kripto paraların yıldızının parladığı yıllar oldu, hem iş hacmi, hem fiyat, hem de tanınırlık anlamında. Bitcoin’in arkasında diğer altcoinleri de takarak yaptığı hızlı yükselişler “acaba balon mu?” sorusunu beraberinde getirdi ancak dünyanın en büyük yirmi yedi ekonomisi, Nijerya ve El Salvador gibi ülkeler ile Tesla ve Ebay gibi büyük firmaların Bitcoin’i ödeme aracı olarak kabulü, her ne kadar volatilitesi halen çok hızlı olsa da balon endişesini yersiz bırakmıştır.

Bitcoin’i ponzi ya da saadet zincirine benzetmek ise yapısal olarak yanlıştır. Saadet zinciri bir piramit olup tepede birisi vardır. Piramide yeni girenler üyelik parası öderler. Bu para ile üstlerindekini beslerler. Ve yeni üye buldukça kendileri pay alırlar. Piramidin fiyatı, çökene kadar sürekli artış gösterir. Ancak Bitcoin’in tepesinde birileri yoktur. Satın alan kişi dilediği zaman satış yaparak çıkabilir, bu esnada fiyat artışlarından olumlu, düşüşlerinden ise olumsuz etkilenir. Her teknolojik yeni buluş gibi Bitcoin’in fiyatı da artıp azalacaktır. Ancak unutmayalım ki Bitcoin, blokzincir teknolojisinin bir uygulamasıdır. Dünyayı değiştirecek olan blokzincirdir. Bitcoin ise bunun ilk uygulamalarından biri olup şimdilik en popüler ve sansasyonel olanıdır.

Bitcoin ve kripto paralara yöneltilen eleştirilerden biri de içsel değerinin ne olduğudur. Peki doların ya da Türk Lirası’nın içsel değeri nedir? Devletlerin altın karşılığı para basması uygulaması 1970’lerin ilk yarısında Bretton Woods ile terk edilmiştir. ABD altın rezervi 8.130 ton ve cari fiyatla değeri 330 milyar dolardır; ancak, ABD’nin bastığı para bunun tam on dört katıdır.

Yani devletler artık sadece para basıyor ve arkasında sadece devletin itibarı var, bu yüzden de ekonomi terimi olarak elimizdeki para “itibari para”dır.

Paraların değerini de artık merkez bankasında olan ya da kaybolan para ya da altın değil sahip oldukları askeri, ekonomik, toplumsal, hukuki, kültürel ve teknolojik güç belirliyor. Yani ekonomik düzende artık içsel değerin sadece fiziksel olarak sahip olunan varlıklardan doğmadığını bilmek gerekir. Bir tane bile taksisi olmayan UBER’in, bir tane bile otel odası olmayan AirBnB’nin milyar dolarları bulan piyasa değerleri buna en güzel örnek.

Dönüştürücü İşlevi

Yukarıda değinmediğimiz bir husus daha vardır ki bu kripto paralara direncin ve itirazın esas kaynağıdır. Kripto varlıkların mevcut düzene karşı çıkması ve bu düzeni değiştirecek bir konum kazanmaları… Öncelikle kripto paraların merkezi bir otoriteye tabi olmamaları ile devletler ya da merkez bankaları tarafından ihraç edilmiyor oluşları devletlerin senyoraj gelirlerini elinden alacak, vergi takibinde ve tahakkukunda devletleri zor duruma sokacaktır.

2017’de Zimbabwe’de yaşanan olaylar ve hiperenflasyon sonucu halk yerel paradan uzaklaşmış ve bitcoin kullanımı yaygınlaşmıştır. Hükümetin yanlış uygulamaları sonucu ortaya çıkan hiper enflasyonun bedelini halk mı ödemek zorunda? 2008 krizi sonrasında FED emisyonu 1 trilyon dolardan 4,5 trilyon dolara çıkardı. Bu tamamen karşılıksız basılan paradır ve bedelini tüm dünya olarak ödemekteyiz. Yıllardan beri bu rezervi taşıyalım, maliyetine katlanıp gıdım gıdım biriktirelim ama ABD kendi krizinin etkilerini azaltmak için dolar basıversin. 2013 yılında Yunanistan hükümeti bankadaki mevduatlara %7’lik kesinti yapmıştır. Bu, açıkça bir haraçtır.

Halk ATM’lerden parasını çekememiştir. Bitcoin tüm bunları engelleyemeyecektir, ancak hükümetlerin yanlış politikalarının, rüşvet ve çıkar neticesinde kötüleşen ekonominin faturasından kripto paralar vasıtasıyla korunmak mümkündür. Bu yönüyle kripto paralar devrimci teknolojilerdir ve düzen bozucudur.

Toparlayacak olursak, Bitcoin vadeli kontratları dünyanın en büyük opsiyon borsası CBOE’de (Chicago Board Options Exchange) ayrı, dünyanın en büyük türev işlem borsası CME’de (Chicago Mercantile Exchange) ayrı işlem görmektedir. Birçok ülkede hukuki tanımları yapılmakta ve düzenlemeler getirilmekte. Bizim de ülke, toplum ve özelimizde hukukçular olarak konuyu ıskalamamız gerekir. Bu yepyeni olan teknolojide öncü, yaratıcı ve araştırmacı olmalıyız. Yasaklayan değil, merak eden, yön veren, geç kalmayan…

Bu yazı, güncel sosyal medya jargonu ile konuşacak olursak, yatırım tavsiyesi değildir. Meslektaşlarımızın ve ilgi duyan herkesin merakını uyandırmak için mütevazi bir katkı olarak hazırlanmıştır.

 

KAYNAKÇA

Harward Business Review Press, Dijital Dönüşüm Blok Zinciri, Ocak 2020, İstanbul

Kronik, Blokzincir Kripto Paralar Bitcoin Satoshi Dünyayı Değiştiriyor, Dr. Vedat Güven, Erkin Şahinöz, Ekim 2020, İstanbul

 

Not: Bu yazı Üstad Dergi 13.sayısında (Yaz 2021) yayınlanmıştır. 

 

Benzer Yazılar

Hesaplamalı Hukuk
Enerji Şartı Anlaşması Türkiye
Afetten Kalkınmaya Sivil Etkileşim
Akıllı İlaç Bedellerini Devlet Ödeyecek mi?
Büyük Savunma Mitingi
Kayıp Zarar Fonu; Yasuni (Ekvator) Deneyiminden Çıkarımlar
Yapay Zekanın Çevresel Etkileri
AİHM'den Sonra Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi 21 Mayıs 2024’de İklim Değişikliği Görüşünü Açıklayacak
ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Rekabet Etmeme Hükümlerine Getirdiği Yasak ve Arka Planı
Türkiye Enerji Şartı Anlaşmasından Çekilmeli!
Hesaplamalı Hukuk'a Giriş
Türkiye Enerji Şartı Anlaşmasından Çekilmeli!
Afetten Kalkınmaya Sivil Etkileşim
ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Rekabet Etmeme Hükümlerine Getirdiği Yasak ve Arka Planı
Cumhurbaşkanlığı Örgütlenmesi
Sürdürülebilirlik ve Rekabet; Sorulması Gereken Normatif ve Teknik Sorular
AİHM'den Sonra Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi 21 Mayıs 2024’de İklim Değişikliği Görüşünü Açıklayacak