Çevrimiçi Platformlar Rekabetin Radarında

Çevrimiçi Platformlar Rekabetin Radarında

2022 yılının son çeyreğinde; Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’a (“4054 sayılı Kanun”) ilişkin değişiklik taslağı (“Değişiklik Taslağı”) çeşitli kurum ve kuruluşların görüşlerine sunuldu. Kurum’un görüşlere açtığı ve içerisinde kapsamlı değişikliklerin yer aldığı Değişiklik Taslağı esas odak noktasının Avrupa Birliği (“AB”) mevzuatına uyum çerçevesinde değişen çağın koşullarına uygun olarak dijital pazarların düzenlenmesine ilişkin olduğu, Değişiklik Taslağı’nın genel gerekçesine bakıldığında da bu durumun teyit edildiği görülmektedir. Ayrıca; Değişiklik Taslağı’nda yer alan değişiklik önerilerinin, AB Dijital Piyasalar Yasası ile benzer nitelik taşıdığını belirtmekte fayda bulunmakta. Zira, yazımızın ilerleyen bölümlerinde de söz konusu yasaya daha detaylı şekilde değineceğiz.

Değişiklik Taslağı’nın da gelişen teknoloji ve ihtiyaçlara uyumlu hale getirilebilmesi amacıyla hazırlandığı genel gerekçesinden anlaşılmaktadır. Genel gerekçede; dijitalleşmenin iş modelleri ve iş yapış yöntemlerinde köklü değişiklikler yarattığı, tüketici seçeneklerini artırdığı, bilgiye erişimi kolaylaştırdığı ve kalite ile fiyat rekabetinin arttığı ancak gelinen noktada bu faydaların rekabetçi faydanın korunmasını sağlamadığı ve dönüşümlerden sınırlı sayıdaki dijital platformların yararlandığı ifade edilmiştir. Buradan yola çıkarak; Değişiklik Taslağı ile beraber “önemli pazar gücüne” sahip teşebbüslerin dijital pazarlarda yarattığı olumsuz etkilerin bertaraf edilmesine yönelik düzenlemeler getirilmesinin amaçlandığı söylenebilmektedir. Mevcut düzenlemelerin önleyici olmaması ve davranışın meydana gelmesi akabinde müdahaleye elverişli olması nedeniyle pazardaki rekabetçi sorunların artarak devam ettiği; bu nedenle de mevcut düzenlemelere ek önleyici düzenlemelerin mevzuata dahil edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. 4054 sayılı Kanun’da yapılması planlanan değişiklikler ışığında; önemli pazar gücüne sahip teşebbüslere öncül yükümlülükler getirilmesi ve izleme ile denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

Bu hususlar dahilinde, Değişiklik Taslağı’nın öngördüğü değişikliklerin bir bölümünü aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür;

  • 4054 sayılı Kanun’un “Amaç” başlıklı 1. maddesine yapılan eklemelerle beraber; temel platform hizmetleri bakımından önemli pazar gücüne sahip teşebbüslerin de pazar güçlerini kötüye kullanmasını önlemek ve ilgili pazarlarda adil ve yarışılabilir piyasa yapısını oluşturmak kanunun amaçları arasına alınmıştır.
  • Değişikliklerin bir diğeri ise 4054 sayılı Kanun’un “Kapsam” başlıklı 2. maddesine yapılan eklemedir. Etki teorisi çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nde yerleşik olan veya ikamet eden son kullanıcılara veya yerleşik olan ticari kullanıcılara temel platform hizmeti sunan önemli pazar gücüne sahip teşebbüsler de 4054 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklere tabi hale getirilmektedir.
  • Değişiklik Taslağı ile getirilmesi planlanan en kapsamlı değişiklik ise 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesine ilişkindir. Maddeye yapılan eklemelerle; temel platform hizmeti ve önemli pazar gücü gibi birden fazla terim tanımlanmıştır. Değişiklik Taslağı’nda yer alan en önemli tanımlardan biri ise “önemli pazar gücüne sahip teşebbüs” tanımı olarak göze çarpmaktadır.
  • Önemli pazar gücüne sahip teşebbüs; “bir veya birden fazla temel platform hizmeti bakımından belirli bir ölçeğe ve son kullanıcılara erişimde veya ticari kullanıcıların faaliyetleri üzerinde önemli etkiye sahip şekilde faaliyet yürüten ve bu etkiyi yerleşik ve kalıcı bir şekilde sürdürebilme gücüne sahip olan veya yerleşik ve kalıcı bir şekilde sürdürebilme gücüne erişebileceği öngörülebilen teşebbüsleri” ifade etmektedir.
  • Bir diğer önemli kavram olan “temel platform hizmeti” ise; “çevrim içi aracılık hizmetleri, çevrim içi arama motorları, çevrim içi sosyal ağ hizmetleri, video/ses paylaşımı ve yayımı hizmetleri, numaradan bağımsız kişiler arası iletişim hizmetleri, işletim sistemleri, internet tarayıcıları, sanal asistanlar, bulut bilişim hizmetleri ile bu hizmetlerin herhangi birinin sağlayıcısı tarafından sunulan çevrim içi reklamcılık hizmetlerini” kapsamaktadır.

Değişiklik Taslağı ile beraber önemli pazar gücüne sahip teşebbüslere birtakım yükümlülükler getirilmesi öngörülmektedir. Buna göre, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinden sonra gelmek üzere eklenecek 6/A maddesiyle beraber ilgili teşebbüslere;

  • Ayrımcılık yasağı ile adil ve şeffaf olma koşulu,
  • Kamuya açık olmayan verileri kullanma yasağı,
  • Sunulan mal ve hizmetleri bağlama yasağı,
  • Hizmet erişimi için sunulan diğer temel platform hizmetine üye olmaya zorlama yasağı,
  • Önceden yüklenmiş farklı yazılım ve uygulamaların etkin kullanımını sağlama koşulu,
  • Ticari kullanıcıların, rakip teşebbüsler ile çalışmalarını, zorlaştırmama, kısıtlamama ve ticari kullanıcıların kendi kanalları veya farklı kanallar üzerinden veya rakip teşebbüsler ile çalışırken farklı fiyat veya koşullar sunmalarını engellememe koşulu,
  • Rakip teşebbüslerin piyasaya girişlerini engelleyecek ve halihazırda pazardaki rakiplerin rekabet etmesini önleyecek şekilde; son kullanıcıların kişisel verilerini, sundukları diğer hizmetlerden ya da üçüncü taraflardan elde ettikleri kişisel verilerle birleştirememe, işlememe ve kullanmama yasağı ile ilgili hizmetin yerine getirilmesi dışındaki amaçlarla elde edilen rekabete duyarlı verilerin işlenmesi yasağı,
  • Sunulan hizmetlere ilişkin kullanılan veriye etkin erişim sağlama koşulu,
  • Temel platform hizmetlerinin veya yan hizmetlerin, ticari kullanıcılar ya da bu ticari kullanıcıların son kullanıcıları tarafından sağlanan veya bu tarafların ilgili platform üzerindeki faaliyetleri kapsamında üretilen verilerin ücretsiz ve etkin bir şekilde taşınması imkanının yaratılması koşulu,
  • Temel platform hizmeti yahut yan hizmetlerin sunumunu sağlamak adına temel platform hizmeti ile sınırlı olmak üzere gerekli işletim sistemi, donanım ya da yazılım özelliklerine erişim sağlama yükümlülüğü,
  • Ticari kullanıcılara temel platform hizmetlerinin ve yan hizmetlerin kapsamı, kalitesi, performansı ile ücretlendirme esasları ve bu hizmetlere erişim koşulları hakkında bilgi sağlama koşulu,
  • Çevrim içi reklamcılık hizmeti verdiği reklam verenlere, yayıncılara, reklam aracılarına veya bunlar tarafından yetkilendirilen üçüncü kişilere; reklam portföyünün, reklam doğrulama ve performans araçlarının görünürlüğü, kullanılabilirliği ve bu araçların kullanımı için gerekli veriye hakkında ücretsiz, sürekli ve gerçek zamanlı olarak tam bilgi erişim sağlama yükümlülüğü, ve son olarak
  • Adil ve makul olmayan şartlar ileri sürmek suretiyle ticari kullanıcılar arasında ayrımcılık yapma yasağı

getirilmiştir. İlerleyen bölümlerde değinileceği üzere AB mevzuatında olduğu gibi, önemli pazar gücüne sahip teşebbüslere yapmaları ve yapmamaları gereken davranış biçimlerinin ilgili maddede listelenmiş olduğu görülmektedir. Maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından çıkarılacak tebliğ ile belirleneceğine değinilmiştir. Ayrıca madde kapsamında; önemli pazar gücüne sahip teşebbüsler hakkında belirtilen yükümlülüklere aykırılık halinde 23.10.2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un Ek 2. maddesi hükümleri uyarınca idari para cezası uygulanmasını gerektiren hallerde idari para cezası uygulanmayacağı belirtilmiştir. Zira; “ne bis in idem” ilkesi[1] doğrultusunda; aynı teşebbüsün aynı fiili sonucu mükerrer şekilde yaptırıma tabi tutulmasının önüne geçilerek hukuki belirlilik yaratılmak istenmiştir.

Maddeyle getirilmesi planlanan düzenlemeler doğrultusunda; ayrımcılık teşkil eden davranışlar yasaklandığı gibi bağlama yoluyla önemli pazar gücüne sahip teşebbüsün bağlı pazarlardaki rakiplerinin potansiyel müşterilerinin azalması ve dışlanmalarının engellenmesi; ve ayrıca, “doğrudan ve dolaylı şebeke etkilerinin varlığı nedeniyle verinin sahibine başka teşebbüslerin erişemeyeceği fırsatlar sunarak piyasaya girişleri engelleyebilmesinin ve pazarı kapatabilmesinin önüne geçilmesi, veriye erişim ve veri taşınabilirliği gibi araçlarla veri üzerindeki kontrolün güçlendirilerek temel platform hizmetlerinde giriş engellerinin ve geçiş maliyetlerinin azaltılması ile pazarlara yeni girişlerin yapılmasının sağlanması” hedeflenmiştir. Bilgi sağlama yükümlülükleriyle beraber ise; önemli pazar gücüne sahip teşebbüs ile ticari kullanıcıları arasındaki bilgi asimetrisinin giderilmesi ve şeffaflık sağlanarak pazarın daha rekabetçi hale getirilmesi amaçlanmıştır. Önemli pazar gücüne sahip teşebbüslere getirilen bu yükümlülükler çerçevesinde; rakip teşebbüslerin karşılaştığı giriş ve büyüme engelleri azaltılarak son kullanıcılar üzerinde önemli pazar gücüne sahip teşebbüslerin yarattığı olumsuz etkilerin en aza indirgenmesi sağlanabilecektir. Ayrıca böylelikle kalite ve inovasyonda da azalma olmayacağı, fiyatların artmasının önüne geçilebileceği ve böylelikle adil ve rekabet edilebilir pazarlardan beklenen faydaların elde edilebileceği değerlendirilmektedir.

Önemli pazar gücüne sahip teşebbüslerin belirlenmesi hususuna ilişkin olarak ise; 4054 sayılı Kanun’a madde 8/A’nın eklenmesi söz konusu olmuştur. Buna göre, Değişiklik Taslağı belirtilen şekilde yasalaştığı takdirde; temel platform hizmeti sağlayan teşebbüsün ilgili tebliğ ile belirlenecek eşikleri aşmasından itibaren 30 gün içerisinde Kurum’a başvurması; bu başvuruyla birlikte varsa önemli pazar gücüne sahip olunmadığına yönelik itirazların da sunulması gerekmektedir. Bu durumda önemli pazar gücüne sahip olmadığını ispat etme yükü ilgili teşebbüs üzerindedir. Kurul, başvurunun tamamlanmasından itibaren 60 gün içinde yapacağı inceleme sonucunda teşebbüsün önemli pazar gücüne sahip olup olmadığını ve bu teşebbüslerin yukarıda ayrıntılarına yer verilen 4054 sayılı Kanun’a eklenmesi planlanan 6/A maddesi bakımından tabi olacağı yükümlülükleri her bir platform hizmeti için tespit eder. Bu tespit; resen ya da şikâyet üzerine de yapılabilecektir.

Aynı 8/A maddesine göre; Kurul tarafından “önemli pazar gücüne sahip teşebbüs belirlemesi yapılırken; nicel eşikler aşılmasa dahi temel platform hizmetlerinin yapısı bağlamında ağ etkisi, veri sahipliği, dikey bütünleşik ve konglomera yapı, ölçek ve kapsam ekonomileri, kilitlenme ve evrilme etkisi, geçiş maliyetleri, çoklu erişim, kullanıcı eğilimleri, teşebbüs tarafından gerçekleştirilen birleşme ve devralma işlemleri unsurlarından bazıları ya da tamamı özellikle dikkate alınmak suretiyle nitel ölçütler çerçevesinde de tespitte bulunulabilir”. Teşebbüsün, önemli pazar gücüne sahip olduğunun tespit edilmesi halinde, söz konusu karar 3 yıl boyunca geçerli olacaktır. 3 yılın bitiminden 90 gün önce Kurum’a başvuru yapılmaması durumunda ilgili teşebbüsün 3 yıl daha önemli pazar gücüne sahip olduğu kabul edilecektir. Kurul, teşebbüsün önemli pazar gücüne sahip olduğunu tespit ettiği kararında yukarıda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesi için makul bir süre de belirleyecektir. Ancak bu süre 6 ayı aşamayacaktır. Önemli pazar gücünün mevcudiyetine ilişkin verilen karar talep üzerine veya resen Kurul tarafından gözden geçirilebilecek, değiştirilebilecek veya geri alınabilecektir. Madde uyarınca; ilgili tespitte dikkate alınacak diğer hususlar ve maddenin uygulaması Kurul tarafından çıkarılacak tebliğ ile belirlenecektir.  Ek olarak; önemli pazar gücüne sahip teşebbüsler, yükümlülüklere tamamen ve etkin şekilde uyumu sağlamakla, bu kapsamda gerekli tüm tedbirleri almakla ve Kurum’un talebi üzerine buna yönelik süreçleri raporlamakla yükümlüdür.

Önemli pazar gücüne sahip teşebbüslerin Değişiklik Taslağı’nda getirilen yükümlülükleri ihlal ettiğinin tespiti halinde uygulanacak yaptırımlar da belirlenmiştir. Buna göre; son beş yıl içerisinde en az iki defa ilgili yükümlülükleri ihlal eden teşebbüs hakkında Kurul tarafından, tekrarlanan ihlallerden doğan zararları ortadan kaldırmaya veya doğması muhtemel ciddi veya telafi olunamayacak zararları önlemeye yönelik olarak, bu teşebbüslerce gerçekleştirilecek birleşme veya devralma işlemleri beş yıla kadar yasaklanabilecektir. Son olarak; bilindiği üzere, halihazırda 4054 sayılı Kanun’un 4, 6 ve 7. maddelerinin ihlali halinde nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin %10’una kadar idari para cezası verilebileceği düzenlenmektedir. Ancak, Değişiklik Taslağı uyarınca; 4054 sayılı Kanun’a eklenmesi planlanan 6/A maddesi ile önemli pazar gücüsüne sahip teşebbüsler bakımından belirtilen yükümlülüklerin ihlali halinde ise idari para cezası bakımından belirtilen %10’luk oranın iki katına kadar artırım yapılabileceği düzenlenmiştir. Tüm bu düzenlemeler ışığında, önemli pazar gücüne sahip teşebbüsler bakımından önleyici yükümlülükler ve caydırıcı yaptırımlar getirilmesi planlandığı ve dijital pazarlardaki rekabetin etkin şekilde devamına yoğunlaşıldığı anlaşılmaktadır.

Önceki bölümde kısaca yer verdiğimiz üzere; Değişiklik Taslağı içerisindeki değişiklikler AB Dijital Piyasalar Yasası ile paralellik taşımaktadır. Bu kapsamda, makalemizin ilerleyen bölümlerinde söz konusu yasaya ilişkin bilgilere yer vereceğiz.

Değişiklik Taslağı’nın ilham perisi olan Dijital Piyasalar Yasası neler getiriyor?

Dijital pazarlarda yaşanan gelişmeler ve mevcut rekabet hukuku kurallarının bu gelişmelerin yarattığı menfi neticelere çözüm sağlayabilecek kapsamda olmaması esasında Avrupa Birliği’nin epeydir gündemindeydi. Gündemde olan Değişiklik Taslağı hem AB’de yasalaşan düzenlemeler hem de Birleşik Krallık ve ABD gibi ülkelerin bu yöndeki çalışmalarına benzerlikler göstermektedir. Özellikle 1 Kasım 2022 tarihi itibari ile yürürlüğe girerek AB rekabet hukukunun bir parçası olan Dijital Piyasalar Yasası (“DMA”) ile dijital pazarlardaki rekabetin öncül şekilde tesis edilmesi ve bu anlamda koruyucu düzenlemelerin hayata geçirilmesi mümkün olacaktır. Tüm bu gelişmeler ise, Değişiklik Taslağı’na konu içeriğin küresel ölçekte değerlendirilmesi gereken bir soruna ilişkin olduğunu göstermektedir.

Türk Rekabet Hukuku’na adapte edilmesi planlanan esaslı yenilikler 4054 sayılı Kanun’da yapılacak değişiklik ile sağlanacaksa da mehaz kanun bakımından durum bu değildir. Avrupa Parlamentosu’nun 2022 Mart ayında onayladığı ve 2022 Kasım itibari ile yürürlüğe giren DMA esas itibari ile dijital pazarlarda “gatekeeper[2] olarak hareket eden platformlar için birtakım kurallar getirmektedir. Bu teşebbüsler, iç pazarda kayda değer etkiye sahip, ticari kullanıcılarının son kullanıcılarına ulaşması için önemli bir giriş kapısı görevi gören, sağlam ve kalıcı bir konuma sahip olan veya sahip olacağı öngörülecek platform olarak tanımlanmaktadırlar. Bu özellikleri ise onlara, süreçlerine ilişkin özel kurallar belirleyerek hareket etme ve ticari işletmeler ile son kullanıcılar arasındaki ilişkiyi yönlendirebilme gücü verebilmektedir.

Benzer tespitlere Değişiklik Taslağı’nın gerekçesinde de değinilmiştir. Bu kapsamda, 4054 sayılı Kanun bakımından gerçekleştirilecek değişiklikler ile, tıpkı DMA bakımından olduğu gibi, önemli pazar gücüne sahip teşebbüslerin ticari işletmelere ve son kullanıcılara haksız koşullar dayatmasının önlenmesi ve önemli dijital hizmetlerin erişilebilir ve ulaşılabilir olması sağlanacaktır. Değişiklik Taslağı’nın ana hatlarından esinlendiği DMA’daki düzenlemeleri biraz irdelemek gerekir ise düzenlemenin dijital piyasaların yapısından kaynaklanan sorunları ele almak adına, önemli pazar gücüne sahip teşebbüslerin belirli davranışlarda bulunmasının yasaklanması da dahil olmak üzere, uymaları gereken bir dizi yükümlülük tanımlandığı görülmektedir.

DMA, yalnızca ikincil düzenlemelerde belirtilen objektif kriterlere göre önemli pazar gücüne sahip teşebbüs olarak belirlenecek teşebbüsler için uygulanabilmektedir. Elbette bu teşebbüsler büyüklükleri ve ticari kullanıcılarının müşterilerine ulaşmaları için bir giriş kapısı olmaları nedeniyle iç pazarda özellikle önemli bir rol oynayan şirketler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu teşebbüslerin temel platform hizmetleri olarak adlandırılan hizmetlerden birini veya daha fazlasını sunan yahut bu alanda faaliyet göstermesi ve aşağıda değineceğimiz kriterleri karşılamaları halinde önemli pazar gücüne sahip teşebbüs olarak nitelendirileceği düzenlenmiştir.

Temel platform hizmetleri ise DMA’da uygulama mağazaları (app stores) gibi çevrimiçi aracılık hizmetleri, çevrimiçi arama motorları, sosyal ağ hizmetleri, belirli mesajlaşma hizmetleri, video paylaşım platformu hizmetleri, sanal asistanlar, web tarayıcıları, bulut bilişim hizmetleri, işletim sistemleri ve reklam hizmetleri[3] olarak sıralanmıştır[4].

Mevcut düzenlemeler uyarınca Avrupa Komisyonu’nun (“Komisyon”) bir teşebbüsün önemli pazar gücüne sahip olduğunu tespit edebilmek adına aşağıdaki kriterler kapsamında bir değerlendirme yapacağı görülmektedir;

  • Teşebbüsün iç pazarı etkileyen ticari hacme sahip olması: Avrupa Ekonomik Alanı’nda yıllık belirli bir ciroya ulaşması ve en az üç AB üye devletinde temel platform hizmeti sağlaması.
  • Ticari kullanıcıların nihai tüketicilere erişimlerinde önemli bir geçit fonksiyonu: Teşebbüsün, AB’de kurulmuş veya yerleşik aylık 45 milyondan fazla aktif son kullanıcıya ve AB’de kurulmuş 10.000’den fazla yıllık aktif ticari kullanıcıya temel bir platform hizmeti sağlaması.
  • Kalıcı ve sağlam bir konum: Teşebbüsün son üç yılda yukarıda yer alan ikinci kriteri karşılaması.

Yukarıdaki kriterleri karşılayan teşebbüslerin önemli pazar gücüne sahip olduğu kabul edilmekteyse de bu tespiti çürütme ve/veya istisnai koşullar kapsamında sayılı eşikleri sağlamalarına rağmen önemli pazar gücüne sahip teşebbüs olarak değerlendirilmemeleri gerektiğini kanıtlayan veriler sunma hakkına sahip olacaklardır. Buna karşın yukarıda değinilen kriterleri sağlamadığı durumda dahi, Komisyon’un resen başlatacağı pazar araştırması neticesinde bir teşebbüsün nitel özellikleri uyarınca önemli pazar gücüne sahip olduğu tespitini her halükârda yapılabilecektir. Bu anlamda, DMA’nın internet teknolojilerinde son yıllarda yaşanan ayak uydurulması güç değişim, dijital pazarlarda tüketici alışkanlıklarının yeniden şekillendirilmiş olması ve neticesinde rekabet hukukunun da bu değişime hızlı şekilde ayak uydurması gerekliliğini karşılar içerikte hazırlandığı görülmektedir.

Yapılması ve yapılmaması gerekenler listesinde neler var?

DMA, önemli pazar gücüne sahip bir teşebbüslerin günlük operasyonlarında uygulaması gereken yapılacaklar ve yapılmayacaklar listesine yer vermektedir. Değişiklik Taslağı’nda yer alan listeye büyük oranda benzerlik göstermekle beraber bu yükümlülükler, teşebbüslerin pazarda rekabet edebilmeleri için olanaklar yaratmaya ve önemli pazar gücüne sahip teşebbüslere meydan okuma olasılıklarının doğmasını sağlayacaktır ki, bu olanağın büyük ölçüde pazarda inovasyonun artmasına sebebiyet verecektir.

Örnek vermek gerekirse, önemli pazar gücüne sahip bir teşebbüsün kendi hizmetlerini kayırmak yahut ticari kullanıcılarının tüketicilere ulaşmasını engellemek gibi uygulamalar yürüttüğünde, bu durumun rekabeti kısıtlayacağı; daha az inovasyona, daha düşük kaliteye ve en nihayetinde daha yüksek fiyatlara yol açabileceği kabul edilmektedir. Bir anlamda, önemli pazar gücüne sahip bir teşebbüsün, uygulama mağazasına erişim koşullarında haksız uygulamalara başvurduğunda veya diğer kaynaklardan uygulamaların yüklenmesini engellemek gibi adil olmayan uygulamalara giriştiğinde, tüketicilerin daha yüksek bedellerde ödeme yapacağı veya alternatif hizmetlerin getirmiş olabileceği faydalardan fiilen mahrum kalacağı öngörülmektedir.

Her ne kadar AB, DMA’nın hukuki kaynağını ortak pazarın pekiştirilmesi[5] hedefinden aldığını belirtmekteyse de değinilen düzenlemelerin ana gerekçesinin dijital pazarların yapısı gereği hızlı değişim ve dönüşümin pazara menfi etkisinin engellenmesi olduğu açıktır.

DMA önemli pazar gücüne sahip teşebbüsün belirlenen kurallara uymaması durumunda ne gibi yaptırımlara yer vermektedir?

Önemli pazar gücüne sahip bir teşebbüsün öngörülen kurallara uymaması halinde, Komisyon tarafından ilgili teşebbüs bakımından bir önceki mali yıla ilişkin dünya çapındaki toplam cirosunun %10’una kadar para cezası verilebilmektedir.  Tekrarlanan ihlaller bakımından ise para cezası dünya çapındaki toplam cironun %20’sine yahut periodik bazda olmak üzere %5’ine tekabül edecek tutarlara varabilmektedir. Bu ihlallerin sistematik bir şekilde gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi halinde ise, Komisyon belirli bir süre için ilgili teşebbüsün başka şirketleri satın almalarını yasaklayabilme, ekonomik bütünlüğün içerisindeki işletmelerin bir bölümünü elden çıkarmasını isteme vb. geniş yetkilere de sahiptir.

DMA her ne kadar 1 Kasım 2022 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olsa da Komisyon’un belirlenen kriterler ışığında önemli pazar gücüne sahip teşebbüs tespiti yapması DMA’nın uygulanmaya başlanacağı tarih olan 2 Mayıs 2023 sonrasında gerçekleşecektir. Yapılması ve yapılmaması gereken açık yükümlülükler ile pazarın özüne uygun kapsayıcı eşikler dikkate alındığında teşebbüsler bakımından geçiş döneminin yoğun geçeceği kesin gözükmektedir. Benzer bir geçiş döneminin Değişiklik Taslağı’nın yasalaşması sonrası Türk Rekabet Hukuku bakımından da söz konusu olacağı beklenmektedir. Eş zamanlı olarak elektronik ticaret mevzuatında yapılan kayda değer değişikliklere ek olarak 4054 sayılı Kanun ile getirilmesi öngörülen bu keskin düzenlemelere uyum sürecinin tamamlanması da irdelenmesi gereken bir dönem olacaktır.

Sonuç

DMA ve Değişiklik Taslağı beraber değerlendirdiğinde, dijital pazarların Rekabet Hukuku radarında kalmaya devam edeceği ve hatta ilerleyen dönemler bakımından bu pazarlardaki teşebbüslerin pek çok kez inceleme altında olacağını söylemek mümkün. Dijital pazardaki rekabetin sağlıklı ve etkin şekilde ilerlemesi adına atılan adımların meyvelerini verip vermediği, getirilen yükümlülüklerin uygulanıp uygulanamayacağı ve atılan bu adımların tüketici refahında esaslı gelişmelere sebebiyet verip vermeyeceği önümüzdeki dönemin merak edilen konusu olacaktır. Değişiklik Taslağı’nın yasalaşma sürecini de takip ederek metin içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmayacağını da bekliyor olacağız.

Detaylı bilgi için aşağıdaki e-posta adreslerinden bizlere ulaşabilirsiniz:

meltem@kmlegal.co

yesim@kmlegal.co

[1] Aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz ilkesidir.

[2] AB regülasyonunda “gatekeeper” olarak kullanılan bu terim Teklif Metni’nde önemli pazar gücüne sahip teşebbüs olarak ifade edilmektedir.

[3] “Questions and Answers: Digital Markets Act: Ensuring fair and open digital markets”, Brüksel, 31 Ekim 2022 (https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/QANDA_20_2349) (Son erişim tarihi: 29.12.2022)

[4] Bu on temel platform hizmetinden sekizi Komisyon’un ilk teklifinin bir parçasıydı ve müzakereler sırasında Komisyon tarafından başlangıçta önerilen listeye iki temel platform hizmeti (sanal asistanlar ve web tarayıcıları) eklenmiştir.

[5] https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/QANDA_20_2349

Yazarlar: Av. Yeşim Kumova Mağat & Av. Meltem Manav

Benzer Yazılar

Hesaplamalı Hukuk
hukuk teknolojileri
başka bir dünya mümkün mü?
Akıllı İlaç Bedellerini Devlet Ödeyecek mi?
Ekokırım Suçu Gezegene Yasal Kalkan Olabilir mi?
Dünden Bugüne Çalışma Hayatında Kadın Olmak -1-
Sıcaklık Artışı ve MS: AİHM'de Çarpıcı İklim Davası
Gönenç Gürkaynak Söyleşisi
Kolektif Sendika Özgürlüğü; Abdullah Şahin vd Kararı Analizi
Yapay Zekanın Çevresel Etkileri
Ekokırım Suçu Gezegene Yasal Kalkan Olabilir mi?
Sıcaklık Artışı ve MS: AİHM'de Çarpıcı İklim Davası
Dünden Bugüne Çalışma Hayatında Kadın Olmak -1-
Türkiye İşçi Hukuku
Danışıklı Alt İşverenlik Uygulamaları
Kolektif Sendika Özgürlüğü; Abdullah Şahin vd Kararı Analizi
Toplu Gözetim ile İlgili Yeni AİHM Kararı Türkiye'yi Nasıl Etkiler?