yapay zeka ve avukatlık

Yapay Zeka Çağında Avukatlık…

Yapay Zeka Hukuk Eliyle Regüle Ediliyor

Yapay Zeka Yasası (“AI Act”), Avrupa Birliği’nde yapay zekayı regüle eden bir Avrupa Birliği düzenlemesi. Avrupa Komisyonu tarafından 21 Nisan 2021’de önerilen ve 13 Mart 2024’te kabul edilen bu yasa, AI için ortak bir düzenleyici ve hukuki çerçeve oluşturmayı amaçlıyor. Yasanın kapsamı, yalnızca askeri, ulusal güvenlik, araştırma gibi amaçlar için kullanılan AI sistemleri hariç olmak üzere, geniş bir sektör yelpazesindeki tüm AI türlerini kapsayacak şekilde. Bir ürün düzenlemesi olarak, bireylere haklar tanımıyor, ancak AI sistemlerinin sağlayıcılarını ve profesyonel bağlamda AI kullanan kurumları düzenliyor. Yapay Zeka Yasası, sistemik etkiye sahip güçlü generatif AI sistemleri için daha kısıtlayıcı düzenlemeler içeriyor.

Yapay Zeka Hukuki Hizmetleri Yeniden Dizayn Ediyor

Yapay zeka, hukuki hizmetlerin dizaynını, sunuluşunu ve kapsamını yeniden yapılandırıyor. Hukuk sektöründe AI’nin entegrasyonu, avukatlar ve hukuk profesyonelleri tarafından yürütülen geleneksel işlemleri derinlemesine dönüştürüyor. Bu teknoloji, büyük veri setlerini analiz ederek ve doğal dilde sorulara yanıt vererek, hukuki araştırma ve due diligence süreçlerini hızlandırıyor, sözleşme ve dava dosyalarının incelenmesini otomatikleştiriyor ve hatta karmaşık hukuki metinlerin taslağını hazırlıyor. Bu dönüşüm, hukuki danışmanlık hizmetlerinin daha erişilebilir ve etkili olmasını sağlarken, avukatların daha stratejik ve yaratıcı görevlere odaklanmalarına olanak tanıyor. Ayrıca, AI destekli araçlar, hukukun daha şeffaf ve adil bir şekilde uygulanmasına katkıda bulunarak, hukuka erişimi genişletiyor. Sonuç olarak, yapay zeka, hukuk sektörünün geleceğini yeniden şekillendirirken, avukatlara, hukuk firmalarına ve müvekkillere benzersiz fırsatlar sunuyor.

Hukuk Alanında Yapay Zekanın Kullanım Alanları Neler?

Hukuk alanında yapay zeka teknolojilerinin kullanımı, mesleki uygulamaların çeşitlenmesi ve hizmet kalitesinin artırılmasına yönelik önemli potansiyeller barındırıyor. Aşağıda bazılarını listeliyorum:
  • Hukuka Erişimin Artırılması: AI, hukuki bilgilere ve kaynaklara erişimi kolaylaştırarak, hukuka erişimi genişletiyor. Bu, vatandaşların hukuki bilgilere kolayca ulaşabilmesini ve temel hukuki işlemleri, örneğin standart hukuki belgelerin hazırlanması veya hukuki sorulara yanıt bulunması gibi işlemleri, kendi başlarına gerçekleştirebilmesini sağlıyor.
  • Hukuki Danışmanlık Hizmetlerinin Kapsam ve Hızının Artması ve Maliyetinin Düşmesi: Bu platformlar, müvekkillerin sorularına anında yanıtlar sağlayarak ve kişiselleştirilmiş hukuki önerilerde bulunarak, avukatlar ve hukuki danışmanlar için zaman tasarrufu sağlıyor.
  • Ön İnceleme (Due Diligence) Süreçlerinde Kullanım: AI teknolojileri, hukuki belgelerin ve sözleşmelerin incelenmesi sürecinde, veri analizi ve önemli bilgilerin saptanmasında kullanılarak, söz konusu işlemlerin hız ve doğruluk açısından optimize edilmesine imkan tanıyor.
  • Hukuki Araştırma ve Analiz: AI destekli araçlar, hukuki metinlerdeki ve yargı kararlarındaki desenleri tanıyarak ve analiz ederek, avukatların araştırma süreçlerini hızlandırıyor.
  • Hukuki Belge ve Sözleşmelerin Hazırlanması: AI, hukuki belgelerin ve sözleşmelerin taslaklarının hazırlanmasında, standart hüküm ve şartların uyarlanması ve belirli bir duruma özgü maddelerin eklenmesinde avukatlara destek oluyor.
  • Davaların Analizi ve Strateji Geliştirme: AI, benzer vakalar ve yargı kararları üzerinden analizler yaparak, davaların muhtemel sonuçları hakkında tahminlerde bulunuyor. Bu, avukatların stratejilerini optimize etmelerine ve müvekkillerine daha doğru yönlendirmelerde bulunmalarına yardımcı oluyor.
  • Uyumluluk Kontrolü ve Risk Değerlendirmesi: AI, mevzuat değişikliklerini takip ederek, kurumların ve müvekkillerin mevzuata uygunluğunu değerlendiriyor, potansiyel hukuki riskleri saptayarak uyumluluk stratejilerinin geliştirilmesine katkıda bulunuyor.
  • Müzakereler ve Anlaşmazlık Çözümü: AI teknolojileri, müzakere süreçlerinde taraflar arasındaki iletişimi analiz ederek, anlaşmazlıkların çözümüne yönelik önerilerde bulunuyor. Bu, avukatların müzakere stratejilerini daha etkili bir şekilde planlamalarına ve uyuşmazlıkların çözümünde başarılı sonuçlar elde etmelerine imkan veriyor.
  • Mahkeme Kararlarının Tahmin Edilmesi: AI, benzer dava dosyaları ve yargı kararları üzerinden yapılan analizlerle, mahkeme kararlarının olası sonuçlarını tahmin etme yeteneğine sahip. Bu, avukatların dava stratejilerini belirlerken daha bilinçli kararlar almasına yardımcı oluyor.
  • Çeviri Hizmetleri: Çok dilli hukuki belgelerin çevirisinde AI destekli araçlar, hızlı ve doğru çeviriler sağlayarak, uluslararası hukuk pratiğinde iletişim engellerini aşmaya yardımcı oluyor. Bu, farklı yargı bölgeleri arasındaki hukuki işbirliklerini ve anlaşmaları kolaylaştırıyor.
  • Hukuki Eğitim: AI, hukuk profesyonellerine ve öğrencilere yönelik eğitim materyallerini kişiselleştirerek, en güncel hukuki gelişmeler ve mevzuat değişiklikleri hakkında bilgilendirme yapıyor. Bu, sürekli öğrenme sürecini destekleyerek hukuk pratiğinin dinamik doğasına uyum sağlamayı kolaylaştırıyor.
  • Davaların Otomatik İzlenmesi: AI, devam eden ve geçmiş davalara ilişkin verilerin sürekli olarak izlenmesini ve analiz edilmesini sağlıyor. Bu, avukatların ve hukuk firmalarının, ilgilendikleri davalar hakkında güncel bilgilere kolayca erişmelerini ve stratejik planlamalarını bu bilgilere göre şekillendirmelerini sağlıyor.
  • Müvekkil İlişkileri Yönetimi: AI, müvekkillerle iletişim ve etkileşim süreçlerini iyileştirerek, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmaya yardımcı oluyor. AI destekli CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) sistemleri, müvekkillerin ihtiyaç ve beklentilerini daha iyi anlamayı ve buna göre hizmet sunmayı mümkün kılıyor. Müvekkillere yapılan raporlamalar, sunulan bilgilendirme ve uyarı metinleri, AI desteği ile hazırlanabiliyor.

AI’nin hukuk sektörüne entegrasyonu, sadece hizmet süreçlerini değil, aynı zamanda hukuk profesyonellerinin ve müvekkillerin (ve hatta yargı organının da) deneyimlerin dönüştürüyor. Ancak, bu teknolojik ilerlemenin etik standartlara uygun olarak yönetilmesi ve insanın ölçme, tartma, değerlendirme yetisine olan ihtiyacı göz ardı etmemesi gerekiyor.

Hukuk Alanında Yapay Zeka’yı Kullanırken Kaygılar ve Riskler Neler?

Hukuk alanında yapay zeka teknolojilerinin kullanımı, verimlilik ve erişilebilirlik açısından önemli faydalar sunsa da, bu teknolojilerin uygulanmasıyla ilgili bazı kaygı ve riskler bulunuyor. Bu riskler, etik, yasal ve teknolojik boyutları içeriyor. Aşağıda temel riskleri ana hatlarıyla listeliyorum:

  • Gizlilik ve Veri Koruma: AI sistemlerinin hukuki belgeleri ve müvekkillerle ilgili hassas verileri işlemesi, gizlilik ve veri koruma kaygılarını beraberinde getiriyor. Bu sistemlerin yanlış ellere geçmesi veya kötüye kullanılması, gizlilik ihlallerine yol açabiliyor.
  • Karar Vermede Şeffaflık: AI tarafından desteklenen karar verme süreçlerinde, algoritmanın nasıl çalıştığına dair şeffaflık eksikliği, adil olmayan veya yanlı kararlar alınmasına sebep olabiliyor.
  • Önyargı ve Adaletsizlik: AI sistemleri, üzerinde eğitildikleri veri setlerindeki önyargılardan etkilenebiliyor. Bu, belirli gruplara karşı sistematik adaletsizliklere ve ayrımcılığa yol açabiliyor.
  • Yasal Sorumluluk: AI destekli kararlar veya tavsiyelerin yol açtığı hatalar ve zararlarla ilgili yasal sorumluluk sorunları, belirsizlikler içeriyor. Bir AI sisteminin hatalı tavsiyesi sonucu zarar gören bir müvekkilin, sorumluluğun kimde olduğunu belirlemesi zor olabiliyor: Örnek bir olay için bkz.
  • Yasal Uyumluluk: AI sistemlerinin mevcut yasalara ve düzenlemelere uygun çalışması gerekiyor. Ancak hızla gelişen AI teknolojileri, mevcut yasal çerçeveleri aşabiliyor veya zaman içerisinde hizmet verirken bu düzenlemelerle uyumsuz hale gelebiliyor.
  • Fikri Mülkiyet Hakları: AI tarafından üretilen içeriklerin fikri mülkiyet hakları konusu, henüz tam olarak çözümlenmiş değil. Bu, hukuki belgeler ve diğer içeriklerin sahipliği ile ilgili sorunlara yol açabiliyor. Bu alandaki bir başka güncel yazım için bkz. : Fransız Rekabet Otoritesi Google Bard’a Karşı – Bir Ceza Daha.
  • Doğruluk ve Güvenilirlik: AI sistemlerinin sağladığı çözümlerin doğruluğu ve güvenilirliği, kritik hukuki işlemler için önemli bir kaygı. Yanlış veri analizi veya hatalı yorumlar, ciddi hukuki sonuçlara yol açabiliyor. Avukatların mesleki olarak bir işi yapay zekaya taşerona havale edercesine yaptırmaları çok sakıncalı ve zaten avukatlık meslek ilkelerine de aykırı.
  • Bağımlılık ve Yeti Kaybı: AI sistemlerine aşırı bağımlılık, avukatların ve diğer hukuk profesyonellerinin kritik düşünme ve profesyonel becerilerini kaybetmesine yol açabiliyor. Bu uzun vadede doğabilecek bir risk ve daha çok kıdemsiz hukukçular için söz konusu olan bir risk.
  • Meslek Kuralları: AI’nin hukuk pratiğindeki kullanımı, mesleki standartlar ve etik kurallar açısından yeni sorunlar ortaya koyabiliyor. Mesleki sorumluluk ve etik davranış kuralları, AI teknolojilerinin entegrasyonuyla nasıl uyumlu hale getirileceği konusunda yeniden değerlendirilmeli. Hele de Avukatlık Kanunu’nuz 1970’lerden kalmaysa.

Bu endişe ve risklerin üstesinden gelmek ve teknolojinin potansiyelini etik ve sorumlu bir şekilde kullanabilmek için, kapsamlı düzenlemeler, sürekli eğitim, teknolojik güvenlik önlemleri ve toplumsal diyalog gerekiyor. Ayrıca, teknolojinin adil ve erişilebilir bir şekilde kullanılması, hukuki hizmetlerin kalitesini artırırken, toplumun genelini kucaklayacak şekilde yeniliklerin yayılmasını sağlamak için önemli.

Türkiye pazarı bakımından, Türkçe çoklu dil modelinin geliştirilmesi sürecinde, T3 Vakfı’nın duyurduğu ve katkı sağlayabilecek tüm vatandaşların geliştirilmesine gönüllü katkı sağlayabileceği GPT-4 benzeri yerli büyük dil modeli “T3 AI’LE”nin geliştirilmesi kritik görünüyor. Girişim şirketlerinin çabalarıyla kümülatif olarak kayda değer bir ilerleme olabilir, ancak bu girişim şirketlerinin iş modeli büyük ihtimalle yapay zeka devlerine bağımlı ve entegre olacağı için; eğer bir seferberlik olmazsa, Türkiye risklere yakın ancak faydalardan uzak bir noktada olabilir. Toplumsal diyalog, yapay zekanın sosyolojik ve kültürel açıdan kabul görmesi, yasa koyucunun iradesinin bu alanı kalkındıracak şekilde gelişmesi ve bu gelişmelerin nimetlerinden hukuk sektörünün de payını alması; tüm bunların ülkemizde kolektif bir çabaya bağlı olduğuna inanıyorum.

Hukuk Alanında Hangi Yapay Zeka Şirketleri Hizmet Veriyor?

Hukuk alanında yapay zeka teknolojilerini kullanan ve bu alanda hizmet veren pek çok ş
irket bulunuyor. Sayıları da her geçen gün artıyor. Bu şirketler, hukuki araştırma, dava analizi, sözleşme yönetimi ve diğer pek çok alanda yenilikçi çözümler sunuyor. Bunları popülerlik düzeylerine göre aşağıda sıralıyorum:
Microsoft Copilot for Legal Teams

Source:https://www.microsoft.com/cms/api/am/binary/RW1dRAC

Dijital Piyasalar Yasası’nın kıymetli eşik bekçilerinden biri olan Microsoft, genel amaçlı yapay zeka çözümleri sunan bir teknoloji devi olup yakın zamanda hukuk sektörüne özel çözümler geliştirmeye başladı: Copilot for Legal Teams. Bu tür bir platform, doküman hazırlama, hukuki araştırma ve veri analizi gibi çeşitli hukuki işlemleri destekleyerek avukatların iş yükünü hafifletmeye yardımcı olabilir.

CoCounsel of Thomson Reuters

Thomson Reuters Corporation, 17 Ağustos 2023 tarihinde, hukuk profesyonellerine yönelik teknoloji sağlayıcısı Casetext, Inc.’i 650 milyon dolar nakit ödemeyle satın alma işlemini tamamladığını duyurdu.

2013 yılında kurulan Casetext, hukuk profesyonellerinin daha verimli çalışmalarına ve daha yüksek kaliteli temsil sağlamalarına yardımcı olan çözümler üreten gelişmiş AI ve makine öğrenimi teknolojileri kullanıyordu. Casetext’in müşterileri arasında 10.000’den fazla hukuk firması ve kurumsal hukuk departmanı bulunuyordu. Ana ürünleri arasında, doküman inceleme, hukuki araştırma notları, ifadeye hazırlık ve sözleşme analizi gibi işlemleri dakikalar içinde sunan GPT-4 tarafından desteklenen bir AI hukuki asistanı olan CoCounsel yer alıyordu.

Global bir içerik ve teknoloji şirketi olan Thompson Reuters, 12 Mart 2024’te, yapay zeka destekli hukuki asistanı CoCounsel Core’un Birleşik Krallık’taki lansmanını yaptı. Bu lansman, Thomson Reuters’ın AI teknolojisi stratejisini hızlı bir şekilde hayata geçirme sürecinin bir parçası olarak, Kanada, Avustralya ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki başlatılanlara hızla takip ediyor.

E-posta ilettim, “Türkiye’ye ne zaman geliyorsunuz?” dedim, (pek yakında) böyle bir plan olmadığını anlıyorum.

CoCounsel Core, hukuk profesyonellerine sekiz temel hukuki yetenek sunan yapay zeka güçlü araçlar seti sunuyor: İfadeye Hazırlık, Yazışma Taslağı, Veritabanı Arama, Belgeleri İnceleme, Belge Özeti, Sözleşme Verilerini Çıkarma, Sözleşme Politikası Uyumluluğu ve Zaman Çizelgesi. CoCounsel Core, Addleshaw Goddard LLP ve Linklaters LLP gibi birçok İngiltere merkezli hukuk firması tarafından kullanılıyor.

Harvey AI

Harvey AI, hukuk sektörüne özel yapay zeka çözümleri sunan bir şirket. OpenAI’nin GPT-3 ve GPT-4 gibi güçlü dil modellerini temel alarak geliştirilen Harvey, hukuki belge analizi, dava araştırması ve hukuki bilgi erişimi konularında hizmetler sunuyor. Harvey, hukuk firmalarının ve kurumsal hukuk departmanlarının daha verimli çalışmasını sağlayan özel yapay zeka modelleri geliştirme konusunda uzmanlaşmış bir şirket. Şirket, AI destekli hukuki araştırma ve analiz platformları aracılığıyla, avukatların ve hukuk profesyonellerinin zamanlarını daha verimli kullanmalarına olanak tanıyor.

Harvey AI’nin iş birliği yaptığı firmalar arasında Allen & Overy ve PricewaterhouseCoopers (“PwC”) gibi büyükler de yer alıyor. Allen & Overy, Harvey AI’nin çözümlerini kullanarak, müvekkillerine daha hızlı ve etkili hizmet sunmayı amaçlıyor. PwC ise Harvey AI ile iş birliği yaparak, vergi ve hukuki danışmanlık hizmetlerinde yapay zeka destekli çözümlerden yararlanıyor. Bekleme listesine kaydolmakta fayda var.

Luminance

Luminance, makine öğrenimi ve desen tanıma teknolojilerini kullanarak, sözleşme analizi ve due diligence (ön inceleme) işlemleri için geliştirilmiş bir AI platformu. Doküman inceleme süreçlerini otomatikleştirerek hukuk firmalarının ve hukuk departmanlarının verimliliğini artırıyor.

DoNotPay

DoNotPay, tüketicilere ve bireylere yönelik otomatik hukuki danışmanlık hizmetleri sunan bir AI platformudur. Trafik cezalarından abonelik iptallerine kadar geniş bir yelpazede hukuki sorunların çözümü için kullanıcılarına yardımcı olur. Ne yazık ki bu şirket geçtiğimiz yıl, ABD’de bir skandal ile gündeme geldi. Konu hakkında bilgi edinmek için bkz.

Hukuk alanında faaliyet gösteren şirketler yukarıdakilerle sınırlı değil. Ross Intelligence, Gavel, Lex Machina gibi şirketler de bu alanda önemli oyuncular. Tüm bu şirketler, hukuk sektöründe AI teknolojisinin uygulanmasında öncü rol oynamakta ve hukuk pratiğini dönüştürmekte olan yenilikçi çözümler sunuyor.

Yapay zekanın hukuk sektörünü yeniden şekillendirmesi ve hukuk eliyle de yapay zekanın regüle edilmesi, önümüzdeki yıllarda avukatlar olarak çokça konuşacağımız konular arasında olacak. Mesleğimizin geleneksel yaklaşımı muhafaza etmeye meyilli olduğu ve teknolojiyi hemen hemen en geriden takip eden sektör olduğu da bilinen bir gerçek. Ancak bu durum değişiyor, teknoloji tüm hızıyla hukuk alanına sızıyor, çatlaklar git gide genişliyor. Yenilik hızla yayılıyor.

Yeniliklerin Yayılma Teorisi

Yeniliklerin Yayılma Teorisi, New Mexico Üniversitesi’nde bir iletişim teorisyeni olan E.M. Rogers tarafından 1962’de geliştirildi. Teori, yeni bir fikrin farklı insanlar tarafından kabul edilme aşamalarının nasıl geçtiğini açıklıyor. Yeniliklerin toplumun farklı bölümlerine nasıl iletildiği ve yeniliklerle ilişkilendirilen öznel görüşler, yayılmanın ne kadar hızlı gerçekleştiği açısından önemli faktörler.

Yeniliklerin Yayılma Teorisi’ndeki ana aktörler şunlardır:

  • Yenilikçiler: Risk almaya açık olan ve yeni fikirleri ilk deneyen kişiler
  • Erken Benimseyenler: Yeni teknolojileri denemeye ilgi duyan ve toplumda kullanımlarını kurmaya çalışan kişiler
  • Erken Çoğunluk: Bir yeniliğin ana akım toplum içinde kullanımını öncülük eden ve genel nüfusun bir parçası olan kişiler
  • Geç Çoğunluk: Erken çoğunluğu takip ederek yeniliği günlük yaşamlarının bir parçası olarak benimseyen ve aynı zamanda genel nüfusun bir parçası olan kişiler
  • Geride Kalanlar: Yenilikçi ürünleri ve yeni fikirleri genel nüfustan daha yavaş benimseyen kişiler.

Genellikle, yenilikçiler ve erken benimseyenler, yeni yenilikleri, teknolojileri veya fikirleri denemenin getirdiği risk olasılığına açık. Öte yandan, geride kalanlar riskten kaçınan ve kendi yollarında işlerini yapma konusunda kararlı olan kişiler.

Sonunda, bir yeniliğin ana akım topluma entegrasyonu, kişilerin günlük yaşamlarını ve işlerini o ürünü kullanmadan sürdürmelerini imkansız hale getiriyor. Sonuç olarak, o ürünü kullanmaya başlamak zorunda kalırlar. Kalırlar mı cidden? Yapay zekayı hukuk hizmetlerinde kullanmak zorunda kalır mıyız?

Siz bir avukat olarak kendinizi yukarıdaki skalada nerede konumlandırıyorsunuz?

Bu alanı sürekli takip eden bir avukat olarak şunu söyleyebilirim, bir avukat ya da hukuk danışmanı, yukarıdaki inovasyonu benimseme skalasında yenilikçilere ne kadar yakın kalırsa o kadar başarılı olacaktır. Başarı kriterleri elbette görecelidir, bu önerme kapsamında benim kast ettiklerim; daha yüksek hizmet kalitesi, daha yüksek gelir yaratma kabiliyeti, çeviklik, etkinlik, etkililik, değişen koşullara hızlı adaptasyon.

Bu alandaki gelişmeleri başkaca boyutlarıyla ilerleyen yazılarımda ele alacağım.

Benzer Yazılar

yapay zekanın çevresel etkileri
Yapay Zekanın Ekonomi Politiği Üzerine Saptamalar
GPT Serisi Çerçevesinde Yapay Zekâ Sistemleri
Akıllı İlaç Bedellerini Devlet Ödeyecek mi?
Ekokırım Suçu Gezegene Yasal Kalkan Olabilir mi?
Dünden Bugüne Çalışma Hayatında Kadın Olmak -1-
Sıcaklık Artışı ve MS: AİHM'de Çarpıcı İklim Davası
Gönenç Gürkaynak Söyleşisi
Kolektif Sendika Özgürlüğü; Abdullah Şahin vd Kararı Analizi
Yapay Zekanın Çevresel Etkileri
Ekokırım Suçu Gezegene Yasal Kalkan Olabilir mi?
Sıcaklık Artışı ve MS: AİHM'de Çarpıcı İklim Davası
Dünden Bugüne Çalışma Hayatında Kadın Olmak -1-
Türkiye İşçi Hukuku
Danışıklı Alt İşverenlik Uygulamaları
Kolektif Sendika Özgürlüğü; Abdullah Şahin vd Kararı Analizi
Toplu Gözetim ile İlgili Yeni AİHM Kararı Türkiye'yi Nasıl Etkiler?