FTC rekabet etmeme hükümleri yasağı

ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Rekabet Etmeme Hükümlerine Getirdiği Yasak ve Arka Planı

23 Nisan 2024 tarihinde Federal Ticaret Komisyonu (FTC), rekabet etmeme hükümlerinin yasaklanmasına ilişkin nihai kuralı yayınlayarak iş gücü ve rekabet politikasında çok önemli bir regülasyona imza attı. 

FTC Rekabet Etmeme Hükümleri Yasağı

FTC’nin, rekabet etmeme anlaşmalarını/hükümlerini yasaklayan nihai kuralına giden süreç, piyasadaki rekabet düzeyini ve çalışanların özgürlüğünü artırmayı amaçlayan önemli bir regülasyon olarak öne çıktı. 

Bu nihai karara giden yol, Ocak 2023’te FTC’nin rekabet etmeme hükümlerini ülke çapında ortadan kaldırmak için bir kural önermesiyle başladı. Bu, rekabet yasağının ücret artışını engellediği, inovasyonu bastırdığı ve çalışanların hareketliliğini haksız bir şekilde sınırladığı yönündeki artan endişelere bir yanıt niteliğindeydi. Tarihsel olarak ticari çıkarları ve ticari sırları korumaya yönelik araçlar olarak savunulan rekabet etmeme anlaşmaları, çalışanları mevcut işlerine kilitleyen, daha iyi fırsatlar aramalarını veya yeni girişimler başlatmalarını engelleyen sömürücü uygulamalar olarak görülmeye başlandı.

Teklifin ardından FTC, 26.000’den fazla yorumun alındığı 90 günlük bir kamuoyu yorum dönemi de dahil olmak üzere kapsamlı bir inceleme süreci başlattı. Bu yorumların büyük çoğunluğu, 25.000’den fazlası, rekabet yasağına karşı güçlü bir kamuoyu ve profesyonel fikir birliği olduğunu göstererek yasağı destekledi. Yorum yapanlar ve anketörler arasında bireysel çalışanlardan küçük işletmelere kadar çok çeşitli paydaşlar yer aldı ve pek çoğu rekabet yasağının ekonomik ve profesyonel yaşamları üzerindeki zararlı etkilerini dile getirdi. 

Rekabet Etmeme Hükmüne İlişkin Olarak Kamuoyu Neler Söyledi?

Rekabet yasağı anlaşmalarının olumsuz etkilerine ilişkin olarak FTC’ye ulaşan şikâyetlerin konularına göre kategorize edilmiş halleri aşağıda sıralanmaktadır:

  • İşçi Hareketliliği Kısıtlamaları: Birçok işçi, rekabet etmeme anlaşmalarının aynı sektörde daha iyi iş fırsatlarını değerlendirmelerini engellediğini ifade etmiştir. Bu anlaşmalar, beceri ve deneyimlerine uygun iş arama yeteneklerini sınırlandırarak kariyer gelişimlerinin durmasına ve tatminsizliğe katkıda bulunmuştur.
  • Bastırılmış Ücretler: Yorumcular, rekabet yasağı anlaşmaları nedeniyle, rakip işletmelerden gelen potansiyel tekliflerden yararlanarak daha yüksek ücretler için pazarlık yapamadıklarını belirtmişlerdir. Bu hareketlilik eksikliği maaşlarını yapay olarak düşük tutmuştur.
  • Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkisi: Serbestçe iş değiştirmeye getirilen kısıtlama, çalışanların kişisel ve mesleki yaşamlarını olumsuz yönde etkilemiştir. Bu stres ve mutsuzluk önemli bir yaşam kalitesi sorunu olarak vurgulanmıştır.
  • Azalan İş Kalitesi: Şirket içinden birçok yorumcu, rekabet yasağının sunulan ürün veya hizmetlerin kalitesinde düşüşe yol açtığını belirtmiştir. Sınırlı rekabet ve inovasyon ile işletmeler genellikle kayıtsız hale geldi.
  • İş Büyümesinin Engellenmesi: Girişimciler ve küçük işletme sahipleri, rekabet yasağı anlaşmalarının en iyi yetenekleri işe almayı veya kendi alanlarında yeni girişimler başlatmayı zorlaştırdığı yorumunda bulundu. Bu durum, özellikle küçük ve gelişmekte olan işletmelerin büyümesini ve genişlemesini engelledi.
  • Korku İklimi: Birçok yorumda yer alan geniş bir tema, rekabet yasağı anlaşmalarının çalışanlar arasında bir korku kültürü yarattığı ve onları herhangi bir rekabetçi faaliyette bulunmaktan caydırdığı yönündeydi. Bu korku, diğer şirketlerle potansiyel istihdamı tartışmaya kadar uzanıyordu.

Bu örnekler, rekabet yasağı anlaşmalarının çalışanların kariyerleri, iş operasyonları ve genel olarak sektördeki yenilikçilik ve rekabetçilik üzerinde nasıl yaygın olumsuz etkilere sahip olabileceğinin bir resmini çizmektedir.

İstatistikler Rekabet Etmeme Hükümleri Hakkında Ne Söylüyor?

Halihazırda, rekabet yasağı anlaşmalarının ABD işgücündeki yaygınlığı oldukça fazla olup çeşitli sektörlerde ve demografik yapılarda çalışanların önemli bir bölümünü etkilemektedir. 

FTC, Amerikalı çalışanların yaklaşık %20’sinin ya da yaklaşık 30 milyonunun rekabet etmeme anlaşmalarına tabi olduğunu tahmin etmektedir. Bu tahminin muhafazakâr bir tahmin olduğu, zira birçok çalışanın bu tür anlaşmalarla bağlı olduklarının farkında olmadıkları da eklenmiştir. 

2014 yılında yapılan bir anket, çalışanların %18’inin şu anda rekabet etmeme anlaşması altında olduğunu, %38’inin ise kariyerlerinin bir noktasında rekabet etmediklerini göstermektedir. Bu anlaşmalar yüksek vasıflı veya yüksek maaşlı çalışanlarla sınırlı değildir; lisans derecesi olmayan ve yılda 40.000 Dolar’dan az kazanan çalışanlar arasında bile yaygındır.

Rekabet etmeme anlaşmaları çok çeşitli alanlarda görülmektedir. Örneğin, saatlik çalışanların %53’ü, kuaförlerin %30’u, mühendislerin %43’ü ve doktorların %45’i bu anlaşmalarla bağlı olduklarını bildirmişlerdir.

Anketler, rekabet yasağının sadece yüksek gelir elde edenlerle veya belirli sektörlerle sınırlı olmadığını göstermektedir. Örneğin, 40.000 Dolar’dan az kazanan çalışanların %13’ü rekabet yasağı altındadır ve ortalama ücretin saat başına 13 Dolar’ın altında olduğu işletmelerin %29’u tüm çalışanları için rekabet yasağı kullanmaktadır.

Rekabet yasağının uygulanması ve yürütülmesinde bazı coğrafi farklılıklar bulunmaktadır, ancak genel olarak uygulanmadığı eyaletler de dahil olmak üzere tüm bölgelerde çok sayıda çalışan bu anlaşmalara tabidir.

50 veya daha fazla çalışanı olan işletmelerin yaklaşık %49’u bazı çalışanları için, %32’si ise tüm çalışanları için rekabet yasağı kullanmaktadır. Bu durum, yetenekleri elde tutmak ve rekabeti potansiyel olarak sınırlandırmak için rekabet yasağının stratejik kullanımını vurgulamaktadır.

Rekabet Yasağının Yasaklanmasının Beklenen Faydaları

23 Nisan 2024 tarihinde FTC tarafından getirilen nihai kuralın aşağıdaki pozitif etkileri doğurarak daha dinamik bir Amerikan ekonomisini teşvik etmesi beklenmektedir:

  • Artan girişimcilik faaliyetleri sayesinde yılda 8.500’den fazla yeni işletmenin kurulmasının teşvik edilmesi.
  • Ortalama kazançların yılda 524 dolar daha artacağı tahminiyle işçi ücretlerinin iyileştirilmesi.
  • Önümüzdeki on yıl içinde sağlık hizmetleri maliyetlerinin 194 milyar dolara kadar azaltılması.
  • Her yıl 17.000 ila 29.000 daha fazla patentle sonuçlanabilecek şekilde inovasyonun artırılması.

Kural, yeni rekabet yasağı anlaşmalarını kategorik olarak yasaklamaktadır. Mevcut anlaşmalar bakımından ise, yıllık 151.164 Dolar üzerinde kazanan ve politika belirleyici pozisyonlarda bulunan üst düzey yöneticiler hariç tutulmak üzere, çalışanlar için mevcut anlaşmaları uygulanamaz hale getirmektedir. 

Rekabet Yasağının Alternatifi Nedir? 

Yeni FTC kuralına göre, Gizlilik Anlaşmaları, Eğitim Geri Ödeme Anlaşmaları Hükümleri (TRAP‘ler) ve Talep Etmeme Anlaşmaları (non-solicitation agreements), “rekabet etmeme hükümleri gibi işlev görmemeleri” koşuluyla hala yasal olarak görülmektedir. 

Artık rekabet etmeme hükümleri olmayacak, bunun yerine daha yumuşak tedbirler öngörülebilecek, bu çerçevede ise bir çalışanın belirli bir şirkette istihdamı sona erdikten sonra başka bir iş aramasını veya kabul etmesini ya da bir iş kurmasını pratik olarak engelleyecek şekilde aşırı geniş veya maliyetli hükümler söz konusu olmayacaktır.  

Yakın Gelecekte Neler Bekleniyor?

Nihai kural, Federal Sicil’de yayınlanmasından 120 gün sonra yürürlüğe girecektir. Bu kural, daha rekabetçi bir iş gücü piyasasına ve işletmelerin yenilikçiliği ve büyümesi için daha az kısıtlayıcı bir ortama yönelik önemli bir adımı temsil etmektedir. FTC, uyumu sağlamak için sürekli gözetim ve yaptırımı vurgulayarak ihlallerin bildirilmesi için mekanizmalar oluşturmuştur.

FTC’nin rekabet yasağı, Amerikalı çalışanları uzun süredir ekonomik potansiyellerini engelleyen ve piyasa rekabetini boğan kısıtlayıcı uygulamalardan kurtarmaya yönelik cesur bir adım olarak dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu karar sadece adalet ve inovasyonu teşvik etme hedefleriyle uyumlu olmakla kalmayıp aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri’nde iş gücü piyasalarının düzenlenme biçimindeki önemli bir değişimi de yansıtmaktadır.

Benzer Yazılar

Hesaplamalı Hukuk
Enerji Şartı Anlaşması Türkiye
Afetten Kalkınmaya Sivil Etkileşim
Akıllı İlaç Bedellerini Devlet Ödeyecek mi?
Büyük Savunma Mitingi
Kayıp Zarar Fonu; Yasuni (Ekvator) Deneyiminden Çıkarımlar
Yapay Zekanın Çevresel Etkileri
AİHM'den Sonra Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi 21 Mayıs 2024’de İklim Değişikliği Görüşünü Açıklayacak
ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Rekabet Etmeme Hükümlerine Getirdiği Yasak ve Arka Planı
Türkiye Enerji Şartı Anlaşmasından Çekilmeli!
Hesaplamalı Hukuk'a Giriş
Türkiye Enerji Şartı Anlaşmasından Çekilmeli!
Afetten Kalkınmaya Sivil Etkileşim
ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Rekabet Etmeme Hükümlerine Getirdiği Yasak ve Arka Planı
Cumhurbaşkanlığı Örgütlenmesi
Sürdürülebilirlik ve Rekabet; Sorulması Gereken Normatif ve Teknik Sorular
AİHM'den Sonra Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi 21 Mayıs 2024’de İklim Değişikliği Görüşünü Açıklayacak