Cumhurbaşkanlığı Örgütlenmesi

Cumhurbaşkanlığı Örgütlenmesi

Genel idare (merkezi idare), Cumhurbaşkanlığı örgütü ile illerden oluşur.

İl, Anayasa tarafından oluşturulan ve Cumhurbaşkanı’nın kural koyma alanında bulunmayan merkezi idare örgütüdür.

Genel idarenin ülke üzerinde örgütlenmesi (mülki idare, ülkesel yönetim) olan iller, Cumhurbaşkanlığı’nın taşra örgütlenmesi değildir. İller, Cumhurbaşkanı’nın iradesinden bağımsız Anayasal ve yasal varlığa sahiptir.

Ulusal kamu hizmetlerinin ülkesel örgütlenmesi illerde gerçekleştirilir.

Ulusal kamu hizmetleri, ilke olarak bakanlıklar biçiminde örgütlenir.

Anayasa’nın 106. maddesinin son fıkrasına göre, bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.

Merkezi (genel) idarenin il bölüntüsü, Cumhurbaşkanlığı örgütü dışında Anayasal varlığa sahiptir. Buna karşılık il bölüntüsünde, bakanlıklar tarafından yürütülen ulusal kamu hizmetlerinin taşra örgütlenmesi Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile belirlenecektir. Bakanlıkların il örgütlerinin, ilin yönetiminden çıkarılması olanaksızdır. İl, ülkesel bölüntü olarak varlığını Anayasa’dan aldığı gibi yönetim ilkesi olan yetki genişliğini de Anayasa’dan almaktadır.

Genel idare (merkezi idare), Cumhurbaşkanlığı örgütü ile illerden oluşur. Cumhurbaşkanlığı örgütü ise Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı başkent örgütü ve Cumhurbaşkanlığı yürütme örgütünden oluşur.

Cumhurbaşkanlığı Örgütlenmesi

Cumhurbaşkanlığı örgütü 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (R.G.10.7.2018, 30474) ile düzenlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı örgütüne ilişkin bilgiler söz konusu kararnameden özetlenerek aktarılacaktır.

Cumhurbaşkanı, kendi örgütünü kendi koyduğu kurallarla düzenlenmektedir. TBMM, yasa çıkararak Cumhurbaşkanlığı örgütünü düzenleyebilir. Cumhurbaşkanlığı örgütü yasaya kapalı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (CBK) alanında yer almaz.

1. CUMHURBAŞKANI

Cumhurbaşkanı, Anayasa’ya göre devletin yürütme yetkisi kullanıp, yürütme görevini yerine getirecek Cumhurbaşkanlığı makamında bulunacak kişidir. Kişi ile makam birleşmiştir. Genel oyla seçilir.

Anayasa’nın 8. maddesine göre “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasa’ya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.” 104. maddeye göre “Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı’na aittir.”

Cumhurbaşkanı yürütme organının temsilcisidir, yürütme işlevinin yerine getirilmesini sağlayan bütün idare örgütü, merkezi (genel) idare içinde hiyerarşiyle ve genel idare dışındaki kamu tüzel kişileri için de vesayet, bağlı kuruluş, ilgili kuruluş vb. bütünlüğü sağlayıcı araçlarla Cumhurbaşkanı’nda bütünleşir.

Cumhurbaşkanı, idari teşkilatta devlet tüzel kişiliğinin (merkezi idarenin, genel idarenin) başıdır. İllerin Anayasal varlığı ile yetki genişliği ilkesi ve bakanlıkların Anayasa’dan kaynaklanan yetkilerinin yarattığı ayrıksı durumlar dışında bütün genel idare örgütü Cumhurbaşkanı’nın hiyerarşik amirliği altında örgütlenir.

Cumhurbaşkanı’nın “devletin başı olması”, siyasal temsil niteliği bir yana, hukuksal temsil bağlamında, yalnızca devlet tüzel kişiliğini (genel idareyi, merkezi idareyi) temsil etmesi anlamını taşır. Cumhurbaşkanı devletin başı olsa da devletin idari örgütlenmesinde devlet tüzel kişiliği dışındaki tüm tüzel kişilikler Cumhurbaşkanlığı aşama sırasının dışındadır.

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 1. maddesinde, “Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı’na aittir.” kuralı yinelendikten sonra 3. fıkrada “Cumhurbaşkanı, yetkilerinden bir kısmını gerektiğinde sınırlarını yazılı olarak belirterek astlarına devredebilir. Ancak devrettiği yetkiyi, gerek gördüğünde kendisi de doğrudan kullanabilir.” kuralını getirmiştir. Cumhurbaşkanı’nın astları aşama sırasının en altında bulunan memura kadar iner. Bu kural Anayasa’ya aykırıdır. Yürütme yetkisi, Cumhurbaşkanı’na aittir. Cumhurbaşkanı yürütme yetkisini astlarına devredemez. Cumhurbaşkanı ancak yasaların verdiği ya da kararname ile kendisine tanıdığı türev yetkileri (idari yetkileri) devredebilir.

Yetki devri, idaredeki yetki düzenini değiştiren kararlardır. Bir konuda iki makam aynı anda yetkili olmamalıdır. Yetki devrinde, yetki devri kaldırılmadığı sürece, devreden devredilen yetkileri kullanamaz. Yetki düzeni, kurallarla nesnel biçimde belirlenir, yetki kullanan kişilerin değerlendirmesi ile sürekli değişmez.

Anayasa’nın 106 maddesine göre, bir veya daha fazla Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilir. Cumhurbaşkanı yardımcısı, Cumhurbaşkanlığı makamının herhangi bir nedenle boşalması durumunda kırk beş gün içinde yenisi seçilene kadar; Cumhurbaşkanı’nın hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde bu süre boyunca Cumhurbaşkanı’na vekâlet eder ve Cumhurbaşkanı’na ait yetkileri kullanır.

Birden fazla Cumhurbaşkanı yardımcısı atanmış olması durumunda hangisinin vekil olacağı Anayasa’da belirlenmemiştir. CBK 1’de ilk durum için en yaşlı yardımcı, ikinci durum için Cumhurbaşkanı’nın görevlendireceği yardımcı vekil olarak belirlenmiştir (m.18).

Anayasa’da Cumhurbaşkanı’na vekalet edecek yardımcının Cumhurbaşkanı’na ait yetkileri kullanacağı belirtilmiş olmakla birlikte, bu yetkiler ancak süreklilik ilkesi gereği yürütülmekte olan işlerde kullanılabilir, ilke olarak, yeni seçilecek ya da görevine dönecek Cumhurbaşkanı’nı bağlayacak yeni kararlar alınamaz. Makamdaki geçici boşluğu doldurmak üzere kullanılan vekalet, işgüder niteliktedir.

CBK 1 ile Cumhurbaşkanı yardımcılarının danışma ve büro hizmetlerini yürütecek özel kalem müdürlükleri kurulmuştur.

2. CUMHURBAŞKANLIĞI ÖRGÜTLENMESİ MERKEZ (BAŞKENT) TEŞKİLATI

Cumhurbaşkanlığı örgütlenmesi başkentte yer alır.

Cumhurbaşkanlığı örgütlenmesinde merkez ile taşra ayrımı bulunmamaktadır. Cumhurbaşkanlığı genel idarenin karar merkezini örgütler. Genel idarenin komuta merkezi Cumhurbaşkanlığı’nın başkent örgütlenmesinde oluşturulmuştur. Yersel bir iş bölümünü anlatan merkez (başkent) – taşra ayrımı Cumhurbaşkanlığı örgütlenmesini anlatmak için uygun bir sınıflandırma olmamakla birlikte, komuta – kurmay sınıflandırması idare hukukuna yabancı olduğu için kullanmayı sürdüreceğiz.

Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatı; İdari İşler Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü, başdanışmanlar, danışmanlar ve genel müdürlerden oluşur. CBK 1, “Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı” kavramını kullanmaktadır.

Cumhurbaşkanlığı merkez örgütü kadroları Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmektedir (m.11). Cumhurbaşkanı’nın oluşturduğu merkez örgütü kadrolarının bir bölümüne yine Cumhurbaşkanı tarafından atama yapılmakta, bir bölümüne ise İdari İşler Başkanı tarafından atama yapılmaktadır. İdari İşler Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü, başdanışmanlar, danışmanlar ve genel müdürler Cumhurbaşkanı tarafından; diğer personel ise İdari İşler Başkanı tarafından atanır veya görevlendirilir (m.12).

Cumhurbaşkanlığı merkez örgütünde Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulan kadrolara yine Cumhurbaşkanı tarafından atananların dış ülkelerde veya uluslararası kuruluşlar nezdinde, büyükelçi gibi akredite edilmeksizin, özel bir misyonla görevlendirilebilmesi, Cumhurbaşkanı’nın onayı ile büyükelçi unvanı alabilmesi olanaklıdır (m.12).

Cumhurbaşkanlığı merkez örgütünde Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulan kadrolarda çalışanlardan hizmetine ihtiyaç kalmayan kadrolu personelden emeklilik statüsünde olmayanlar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklen atanır (m.12).

Cumhurbaşkanlığı merkez örgütünde yalnızca kadrolu personel çalışmamaktadır. İşgücünün kamu hizmetine bağlanma biçimi çeşitlendirilmiştir. CBK 1’in 13. maddesine göre, merkez teşkilatında; a) kadrolu personel, b) kadroya bağlı süreli personel, c) kadroya bağlı olmayan süreli personel, ç) kısmi zamanlı personel, d) sözleşmeli personel, görev yapar.

a) Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürlüğü

Cumhurbaşkanı makamına ilişkin hizmetleri yürütmek üzere Özel Kalem Müdürlüğü kurulmuştur. CBK 1’in 2. maddesine göre, Cumhurbaşkanı’nın resmi ve özel yazışmalarını, tören, yurt içi ve yurt dışı gezi işlerini, protokol, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim hizmetlerini düzenlemek ve yürütmek; Cumhurbaşkanı’nın Milli Saraylar ve Devlet Arşivleri’ne ilişkin talimatlarını yürütmek ve Cumhurbaşkanı tarafından verilen diğer görevleri yapmak Özel Kalem Müdürlüğü’nün görevidir.

Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürüne de büyükelçi unvanı verilmiştir (m.2). Daha doğru anlatımla Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde Özel Kalem Müdürü’nün büyükelçi olacağı kuralı koymuştur.

Özel Kalem Müdürlüğü’nün başkent dışında da örgütlenmesine olanak tanınmıştır. Cumhurbaşkanı, ihtiyaç duyulan yerlerde Cumhurbaşkanlığı çalışma büroları açılabilmesini kurala bağlamıştır (m.2).

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, Danışmanı ve Özel Temsilcisi

Cumhurbaşkanı, kendisine danışmanlık ve verdiği diğer görevleri yapmak üzere Cumhurbaşkanı başdanışmanı ve Cumhurbaşkanı danışmanı atayabilir (m.3). Cumhurbaşkanı, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren konularda, dış ülkelerde veya uluslararası kuruluşlar nezdinde özel bir görevi ifa etmek üzere özel temsilci görevlendirebilir (m.4). Bu şekilde görevlendirileceklere büyükelçi unvanı verilebilir.

b) Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı

Cumhurbaşkanlığı merkezinin temel örgütlenme yapısı olarak İdari İşleri Başkanlığı oluşturulmuştur (CBK 1, m.5). İdari İşler Başkanlığı’nın yöneticisi İdari İşler Başkanı’dır. İdari İşler Başkanı’na en yüksek devlet memuru statüsü tanınmıştır.

İdari İşler Başkanı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’nın en üst amiridir.

İdari İşler Başkanı, Özel Kalem Müdürlüğü’nün yürüttüğü sekreterlik hizmetlerinden farklı olarak Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’da belirtilen görevlerinin yerine getirilmesinde ve yetkilerinin kullanılmasında Cumhurbaşkanı’na gerekli olan hizmetleri sunmakla görevlidir (m.6).

Cumhurbaşkanı’nın genel idarenin birimleri, diğer kamu tüzel kişilikleri ile yasama ve yargı organları arasındaki ilişkisinde İdari İşler Başkanlığı aracı, veri ve karar akışını sağlar. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’na bağlı birimlerin görevlerinin incelenmesi, Cumhurbaşkanı’nın devlet ve idari teşkilat içindeki işlevlerini görmemize yardımcı olabilir.

İdari İşler Başkanı’nın, görevleri Cumhurbaşkanlığı’nın iç örgütlenmesini aşar niteliktedir. İdari İşler Başkanlığı’nın birimleri, Cumhurbaşkanlığı iç örgütlenmesine yönelik değildir tüm devlet hizmetlerine ilişkin merkezileşme sağlayıcı niteliktedir. İdari İşler Başkanı, tüm genel idareyi, tüm bakanlıkları kapsayıcı bir veri toplayıcı, veri işleyici ve ilke belirleyici birimdir. Tüm bakanların üzerinde, Cumhurbaşkanlığı müsteşarı gibi konumlandırılmıştır.

CBK 1’in 6. maddesine göre, İdari İşler Başkanı; Türkiye Büyük Millet Meclisi ile olan münasebetlerin yürütülmesi ve kamu kurum ve kuruluşları arasında koordinasyonun sağlanması; devlet teşkilatının düzenli ve etkin bir şekilde işlemesini temin edecek prensiplerin tespiti ve iç güvenlik, dış güvenlik ve terörle mücadele konusunda koordinasyonun sağlanması için gerekli çalışmaları yapmakla görevlidir.

İdari İşler Başkanlığı, şu birimlerden oluşmaktadır:

1. Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü

2. Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü

3. Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü

4. Destek Mali Hizmetler Genel Müdürlüğü

5. Koruma Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Bu birimler, ilke olarak alınacak kararları önceleyen ya da onların birimler arasında akışına aracılık eden, idari işlem niteliği taşımayan, genellikle idarenin içinde kalan etkisiz hazırlık işlemleri yaparlar. Elbette bu birimlerin irade açıklamaları, hukuk düzenine genel ve soyut kurallar eklediği, kişilerin statüleri üzerinde sonuç doğurduğu ya da idarelerin ya da idari birimlerin yetkilerini kullanmalarını engellediği, kısıtladığı durumlarda etkili işlem (idari işlem) olarak ortaya çıkar, idari yargıda iptal davasına konu olabilir.

Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü

Cumhurbaşkanı’nın yasama sürecine ilişkin yetkilerinin kullanılmasında ve idari teşkilatın kural koymasında veri toplayan, karar akışını sağlayan ve Cumhurbaşkanı iradesini yazılı biçime dönüştüren İdari İşler Başkanlığı birimi Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü’dür.

CBK 1’in 7. maddesine göre İdari İşler Başkanlığı birimi Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü’nün görevleri şunlardır:

  • TBMM tarafından kabul edilen kanunların şekil ve esas bakımından Anayasa ve hukukun genel ilkelerine uygunluğunu incelemek, verilecek talimata göre onaya hazırlanması veya bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geri gönderilmesi için gerekli çalışmaları yapmak,
  • Milletlerarası anlaşmaların kanunla uygun bulunması için TBMM Başkanlığı’na gönderilmesine ilişkin işlemleri yapmak,
  • Anayasa değişikliğine ilişkin kanunların, Cumhurbaşkanı’nca halkoyuna sunulmasına ilişkin işlemlerin yapılmasını sağlamak,
  • Kanunların, TBMM İçtüzüğü’nün tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasa’ya şekil ve esas bakımından aykırı olmaları durumunda, bunlarla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi nezdinde açılacak iptal davası hazırlıklarını yapmak,
  • Kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yayımlanmasına ilişkin işlemleri yapmak,
  • Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan mevzuat taslaklarını; Anayasa’ya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı programına uygunluğu açısından incelemek,
  • Cumhurbaşkanı’nca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, kararları ile yönetmelik taslaklarını hazırlamak,
  • Mevzuatı bilgi işlem sistemi içinde takip etmek,
  • Resmi Gazete’nin yayımlanmasını sağlamak,
  • Yargı mercilerince Cumhurbaşkanlığı’na gönderilen ve Cumhurbaşkanı’nın taraf olarak gösterildiği evraka ilişkin işlemleri takip etmek,

Hükümlülerin sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle cezalarının Cumhurbaşkanı’nca hafifletilmesi veya kaldırılmasına ilişkin işlemleri yürütmek ve alınan kararları Adalet Bakanlığı’na bildirmek.

Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü

Cumhurbaşkanlığı merkez örgütlenmesinde yer alan Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, tüm devlet örgütlenmesini izlemek, işleyiş ilkeleri belirlemek, gerek Cumhurbaşkanlığı personeline ve gerekse üst kademe yöneticilerine ilişkin Cumhurbaşkanı’nca alınacak kararlara ilişkin hazırlıkları yapmak, bunlara ilişkin kayıtları tutmakla görevli bir birimdir.

Milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ile TBMM seçimlerinin yenilenmesine ilişkin işlemlerde Cumhurbaşkanı’na düşen görevlerin yürütülmesi de milletvekilleri personelmişçesine Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir.

CBK 1’in 7. maddesine göre Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nün görevleri şunlardır:

  • Devlet teşkilatının düzenli ve etkin bir şekilde işlemesini sağlayıcı prensiplerin tespit edilmesi, direktiflerin verilmesi, önlemler alınması ve koordinasyonun sağlanması için gerekli işlemleri yapmak,
  • Cumhurbaşkanı’na vekâlet işlemlerini yapmak,
  • Cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakan atanmaları ve görevden alınma işlemleri ile vekâlet işlemlerini yapmak,
  • Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ait işlemleri yapmak,
  • TBMM seçimlerinin yenilenmesine ilişkin işlemleri yürütmek,
  • Cumhurbaşkanı’nın özlük işlerini yürütmek, Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatı personelinin tayin, nakil, özlük ve emeklilikleriyle ilgili işleri yapmak,
  • Üst kademe kamu yöneticilerinin atamaları ile Cumhurbaşkanı’nca yapılacak diğer atama ve seçme işlemlerini Anayasa, kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve hukukun genel ilkeleri açısından inceleyerek gerekli işlemleri yapmak,
  • Devletin sevk ve idaresinde görevli üst kademe yöneticileri hakkında bilgi toplamak, sicil özetlerini ve biyografilerini tutmak,
  • Kamu personeli ile ilgili mevzuat çalışmalarının koordinasyonunu sağlamak,
  • Bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların Cumhurbaşkanlığı veya bakanlıklarla ilgilendirilmelerine dair işlemleri yapmak.
Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’nın bir birimi olan Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü, ilk bakışta sanılanın tersine Cumhurbaşkanlığı merkez örgütünün güvenliğine ilişkin bir müdürlük değildir.

CBK 1’in 9. maddesine göre Güvenlik İşleri Müdürlüğü, Devletin güvenlik politika ve stratejilerini belirleyen idareler arasında eşgüdümü sağlar, belirlenen politikaların uygulamasını izler, değerlendirir ve raporlar; Olağanüstü hâl ilan edilen bölgelerde, olağanüstü hâl ilanına esas olan konularda bilgileri derler, değerlendirir ve bu hususlarda eşgüdüm sağlar. Müdürlüğün bu görevlerini yerine getirirken, ilgili politika kurullarının görüşünü alması zorunludur.

Destek ve Mali Hizmetler Genel Müdürlüğü

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’ndaki genel müdürlüklerden görevleri büyük oranda Cumhurbaşkanlığı merkez örgütüne yönelik olan tek müdürlük Destek ve Mali Hizmetler Genel Müdürlüğü’dür.

CBK 1’in 9. maddesine göre, Destek ve Mali Hizmetler Genel Müdürlüğü’nün görevleri şunlardır:

  • Genel evrak ve arşiv faaliyetlerini düzenlemek ve yürütmek,
  • Cumhurbaşkanlığı’nın kiralama ve satın alma işlerini yürütmek, temizlik, aydınlatma, ısıtma, onarım, taşıma ve benzeri hizmetleri yapmak veya yaptırma
  • Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatı taşınır veya taşınmazlarına ilişkin işlemleri ilgili mevzuat çerçevesinde yürütmek,
  • Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatına ait her türlü kara, deniz ve hava taşıtlarına ilişkin kiralama, satın alma, bakım, onarım ve yenileme hizmetlerini yürütmek,
  • Cumhurbaşkanlığı yerleşkelerinin bilişim altyapısının kurulumu, bakımı, ikmali, geliştirilmesi ve güncellenmesi ile ilgili işleri yapmak ve haberleşme güvenliğini sağlamak,
  • Strateji geliştirme ve malî hizmetler birimlerine verilen görevleri yapmak,
  • Cumhurbaşkanlığı tarafından sunulan hizmetlerin e-Devlet kapsamında verilmesine yönelik altyapı çalışmaları yapmak, kamu ve sivil toplum kuruluşlarına ait projelerde koordinasyon sağlamak,
  • Bilişim hizmetleriyle ilgili bilgileri toplamak ve veri tabanları oluşturmak.
c) Cumhurbaşkanlığı Politika Kurulları

Cumhurbaşkanı yetkilerini kullanırken, İdari İşler Başkanlığı örgütü aracılığıyla veri toplar, bu veriler işlenir ve gerekli yazçiz gerçekleştirilir. Cumhurbaşkanı, siyasa belirlerken ve kararlarının içeriğini oluştururken kendisine yön vermesi için danışsal nitelikte olan kurullar kurmuştur.

En az üç üyeden oluşan ve Cumhurbaşkanı’nca atanan dokuz adet politika kurulu oluşturulmuştur.

CBK 1’in 20. maddesine göre, bu kurullar Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulmuştur. Bünye, Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatını anlatabilir. Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında “Bilim, Teknoloji ve Yenilik”, “Eğitim ve Öğretim”, “Ekonomi”, “Güvenlik ve Dış Politika”, “Hukuk”, “Kültür ve Sanat”, “Sağlık ve Gıda”, “Sosyal Politika” ve “Yerel Yönetim” kurulları oluşturulmuştur.

34. maddeye göre kurullara yeteri kadar personel verilir ve her Kurul’un sekretarya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı tarafından yerine getirilir. Kurul’ların giderleri için her yıl Cumhurbaşkanlığı bütçesine yeterli ödenek konulur.

CBK 1’in 20 maddesine göre, Kurul’ların görevi, Cumhurbaşkanı’nca alınacak kararlar ve oluşturulacak politikalarla ilgili öneriler geliştirmek, kamu kurum ve kuruluşlarına görüş vermek, Cumhurbaşkanı programına uygunluk açısından, bakanlıklar ile kurum ve kuruluşların uygulamalarını izlemek ve Cumhurbaşkanı’na rapor sunmaktır. Kurul’ların, etkili irade açıklamasında bulunma (idari karar alma) yetkisinin olmadığı danışsal nitelikte, görüş ve tespit niteliğinde irade açıklamalarında bulunacağı görülmektedir.

Kurul’lara genel idare ve tüm diğer idarelerden bilgi isteme yetkisi tanınmıştır. CBK 1’in 20 maddesine göre “kendilerinden bilgi istenen bütün kamu kurum ve kuruluşları bu bilgileri vermekle yükümlüdürler.”

Cumhurbaşkanı’nın hiyerarşik amiri olduğu genel idare dışındaki tüm idarelere, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile böyle bir yükümlülük getirilmesi Anayasa’ya aykırıdır. Yasalarla kurulmuş olan idarelere, bu yasalarda olmayan ek görev ve yükümlülükler Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile getirilemez.

Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu’nun araştıracağı ve siyasa önereceği konular: (CBK 1, m.23): Bölgesel ve küresel rekabet, bilim ve teknoloji, bilgi toplumu, Ar-Ge, stratejik önemi haiz teknoloji, girişimcilik kültürü, sanayinin ithalat bağımlılığını azaltacak, rekabet gücünü artıracak programlar, serbest bölgeler, araştırma altyapıları, internet ortamının ekonomik, ticari ve sosyal hayatta kullanımı vb.

Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’nun araştıracağı ve siyasa önereceği konular (CBK 1, m.24): Eğitim ve öğretim faaliyetleri, yükseköğretim stratejisi, üniversitelerde açılacak fakülte ve bölümler, ülkenin işgücü planlaması, Avrupa Birliği eğitim ve gençlik programları, mesleki ve teknik eğitim, çıraklık eğitimi vb.

Ekonomi Politikaları Kurulu’nun araştıracağı ve siyasa önereceği konular (CBK 1, m.25): Küresel ve ulusal ekonomi ve kalkınma, gelir azaltıcı veya harcama artırıcı öneriler, bölgesel gelişme, yatırım süreçlerini hızlandırma, ihracata dönük üretim, ticaretin kolaylaştırılması, faizsiz finans sistemi, finansal sistemde sistemik riskler, gümrük, devlet destekleri vb.

Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu’nun araştıracağı ve siyasa önereceği konular (CBK 1, m.26): Uluslararası ilişkiler, bölgesel sorunlar, küresel gelişmeler, güvenlik ortamı, göç, afet ve acil durum, sivil havacılık, siber güvenlik, karayolu, demiryolu ve havayolu trafik güvenliği vb.

Hukuk Politikaları Kurulu’nun araştıracağı ve siyasa önereceği konular (CBK 1, m.27): Yargı ve hukuk sisteminin iyileştirilmesi, mevzuatın güncellenmesi, hak ihlalleri, suç oranlarının azaltılması, kadınlara ve çocuklara karşı şiddet, aile içi şiddet, çocuk istismarı vb.

Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu’nun araştıracağı ve siyasa önereceği konular (CBK 1, m.28): Kültür ve sanat, kültürel ve tarihi miras, kültür turizmi, yurtdışında yaşayan Türk vatandaşları vb.

Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu’nun araştıracağı ve siyasa önereceği konular (CBK 1, m.29): Sağlık sistemi, gıda sağlığı ve güvenliği, bitkisel ve hayvansal ürünler, su kaynakları, tarım ve hayvancılıkta yerli gen kaynakları, önleyici sağlık hizmetleri, tıbbi teknolojiler, ilaç sanayi, biyogüvenlik, bağımlılıkla mücadele vb.

Sosyal Politikalar Kurulu’nun araştıracağı ve siyasa önereceği konular (CBK 1, m.30): Toplumun ihtiyaç sahibi kesimleri, aile kurumunun korunması, çalışma şartları, gelir güvencesi, gelir adaleti, sosyal refah, dezavantajlı gruplar, göç, göçmen sorunları vb.

Yerel Yönetim Politikaları Kurulu’nun araştıracağı ve siyasa önereceği konular (CBK 1, m.31): Kentleşme, yerel yönetim, göç, iskan, çevre, orman, su ve benzeri alanlar, boğaziçi imar uygulamaları, vb.

3. CUMHURBAŞKANLIĞI YÜRÜTME ÖRGÜTÜ

Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı’na aittir (Anayasa m.104).

Cumhurbaşkanı yürütme yetkisi ve görevini, Anayasa’ya ve kanunlara uygun olarak kullanır ve yerine getirir (Anayasa m.8).

Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı’na ait olmakla birlikte tüm idare örgütlenmesi Cumhurbaşkanı’na ait değildir. Yürütme organı içinde yer alan ve yasama ile yargının destek örgütlenmesini de kapsayan idare, Anayasa tarafından iş bölümlü düzenlenmiştir. Yerel yönetimler ve kamu tüzel kişileri Cumhurbaşkanı’nın temsil ettiği genel idare örgütünün dışında hukuksal varlığa sahiptir.

Cumhurbaşkanı’nın başında olduğu merkezi idare dışında kamu tüzel kişiliğine sahip olan ve olmayan idareler bulunmaktadır. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı örgütü içinde de Anayasal varlığa sahip olan idareler bulunmaktadır.

Genel idarenin (merkezi idarenin) başı Cumhurbaşkanı olmakla birlikte Cumhurbaşkanı’nın sahip olduğu hiyerarşik yetki tam değildir, Anayasa’nın kurduğu idare içi iş bölümünde devlet tüzel kişiliği adına işlem yapma yetkisine sahip olan, başka deyişle devlet tüzel kişiliğini temsil edebilen idari birimler de bulunmaktadır. Ayrıca, varlığı ve yetkileri Anayasa’dan kaynaklanan danışsal örgütler de bulunmaktadır.

Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisinin sahibi olarak devletin üstlendiği ulusal kamu hizmetlerini bakanlıklar olarak ve uyduğu oranda kamu tüzel kişilikleri kurarak örgütlemek zorundadır. Kurulan bakanlıkların ve kamu tüzel kişilerinin verilen görevleri yerine getirmek için Anayasa’dan kaynaklanan devlet tüzel kişiliğini ve kendi tüzel kişiliklerini temsil yetkileri bulunmaktadır.

Cumhurbaşkanlığı merkez (başkent) örgütü, komuta merkezi olarak Cumhurbaşkanı’nın alacağı kararlar için veri üretir, kararları hazırlar ve gerekli yazçizi ya- par; Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yasamsı kurallar koyar, tek tek ulusal kamu hizmetlerini değil de geneli ilgilendiren konularda genelge, yönetmelik vb, kural koyucu işlemler yapar, yasalarda yer alan atama ve diğer yetkilerini kullanır; bakanlıklardan ve Cumhurbaşkanlığı’nın kurduğu tüzel kişiliklerden oluşan Cumhurbaşkanlığı yürütme örgütü ise kamu hizmetlerinin örgütlenip, üretilmesini sağlar ve bunun için kural koyucu ya da birel idari kararlar alır.

(1) Bakanlıklar

Anayasa’nın 106. maddesinde bakanlık ve bakan, iki ayrı statü olarak kurala bağlanmıştır.

Anayasa madde 106/sona göre, “Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.

Bakanlık, görev ve yetkiler örgütlenmesidir. Bakan ise örgütün en üst makamıdır, kişi ile makam bütünlüğünden oluşur.

106. maddeye göre bakanlar, Cumhurbaşkanı tarafından atanırlar, Cumhurbaşkanı’na karşı sorumludurlar ve Cumhurbaşkanı’nca görevden alınırlar.

Bakanlıklar, Cumhurbaşkanlığı örgütünün parçası olarak 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenmiştir.

Bakanlıkları Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurmakta, görevlerini belirlemekte, örgütlemekte ve yetkiler vermektedir.

Anayasa’da kimi bakanlara görevler verilmiştir. Anayasa’da adı geçen bakanlar, kurulması zorunlu olan bakanlıkları gösterir. Anayasa’da adı geçen bakanlar, hizmet alanıyla belirlenmiş olduğuna göre bu hizmetler bakanlıklar biçiminde örgütlenmek zorundadır.

Anayasa’nın Milli Güvenlik Kurulu’nu kuran 118. maddesine göre “Adalet”, “Millî Savunma”, “İçişleri”, “Dışişleri Bakanları” kurulun üyesidir. Anayasa’nın 130. maddesine göre “Üniversitelerin hazırladığı bütçeler … Milli Eğitim Bakanlığına sunulur.” 159. maddeye göre “Adalet Bakanı” Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun başkanıdır ve “Adalet Bakanlığı Müsteşarı” kurulun doğal üyesidir.

Anayasa’da, bakanlık ve bakan merkezi idarenin örgütlenme birimleri olarak kurala bağlanmış olmakla birlikte, bakanlık için bir örgütlenme biçimi düzenlenmemiştir. İl, bölüntüsü bakanlıkların ülkesel yönetim bölüntüsü olmak zorundadır ve bölge ise kurulabilecek bir bölüntüdür. Bunun dışında genel olarak bakanlıklar için bir örgütlenme biçimi düzenlenmemiştir. Adalet Bakanlığı için müsteşar makamı bulunması Anayasal zorunluluktur.

Bakan, CBK 1’in 503. maddesine göre, bakanlık kuruluşunun en üst amiridir; bakanlık hizmetlerini mevzuata, Cumhurbaşkanı’nın genel siyasetine, Cumhurbaşkanı karar ve talimatlarına, kalkınma planlarına ve yıllık programlara uygun olarak yürütmekle Cumhurbaşkanı’na karşı sorumludur.

Bakan Yardımcıları, CBK 1’in 504. maddesine göre, bakanın emrindedir, bakanlık hizmetlerini bakan adına, bakanın direktif ve emirleri yönünde yürütür. Bu amaçla bakanlık teftiş kurulu hariç bakanlık kuruluşlarına gereken emirleri verir ve bunların uygulanmasını sağlar. Hizmetlerin yürütülmesinden bakana karşı sorumludur. Birden fazla olan yardımcıların statüsünün sanki bakandan sonraki en üst amir gibi kurala bağlanması ussal çelişkidir. Bakan yardımcıları arasında da bir hiyerarşi bulunması ya da kuralın “her bir bakan yardımcı kendi görev alanlarında …” biçiminde yazılması gerekir.

Adalet Bakanlığı’nda, bakanlık müsteşarının bulunması Anayasa gereğidir. Bakan yardımcıları, Adalet Bakalığı müsteşarının yerini alamaz. Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nda görev yapamaz. Anayasa’da açıkça Adalet Bakanlığı müsteşarı kurala bağlanmıştır. “Adalet Bakanlığı ilgili bakan yardımcısı”nın Hakimler Savcılar Kurulu üyesi olduğuna ilişkin, 703 sayılı KHK ile değişik 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu m. 3/5 bu yönüyle Anayasa’ya aykırıdır.

CBK 1, m.504’te, personele ilişkin tüm CBK düzenlemelerinde görülen Anayasa’ya aykırı bir yöntem öngörülmüştür. “Bakan yardımcısı kadroları atama işlemi yapıldığı anda herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilerek Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır.”

Saymaca ile kadro kuruluşu, Anayasa’ya aykırıdır. Atama, bir kişinin, yasa ile oluşturulmuş varolan bir kadroya yerleştirilmesidir. Bir kişiye görev verilmesi, kendiliğinden kadro yaratmaz. Anayasa’nın 106. maddesinde, “Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.” denilmiş, Cumhurbaşkanı’na kadro oluşturma yetkisi tanınmamıştır. Teşkilat ile kadro bağlantılı olmakla birlikte kamu görevlilerini düzenleyen Anayasa’nın 128. maddesine göre, “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.” Cumhurbaşkanı’nın, CBK ile kamu görevlilerinin atanmasına ilişkin kural koyması Anayasa’ya aykırıdır. Cumhurbaşkanı atama ile kadro oluşturamaz, yasayla oluşturulmuş olan kadrolara atama yapma yetkisi kullanabilir.

Bakanlıklarda sayısı on beşi geçmemek üzere Bakan müşaviri istihdam edilebilmesine de olanak tanınmıştır. Bunlar için de atama ile kadro ihdas edilmiş sayılması, saymaca kadro yöntemi öngörülmüştür. “Bakan müşavirlerinin kadroları atama işlemi gerçekleşince hiçbir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve ilgili bakanlığa ait kadro cetvelinin ilgili bölümüne eklenmiş sayılır (m.505).”

Bakanlıkların bütçesi, genel bütçe içinde yer alır. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda genel bütçe, devlet tüzel kişiliğine dahil olan ve bu Kanun’a ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin bütçesidir. I sayılı cetvelde bakanlıklar, tüzel kişiliği olmayan başkanlıklar, müdürlükler, kurumlar yer almaktadır.

CBK 1’in 508. maddesinde bakanlığa düzenleyici işlem (kural koyucu işlem) yapma yetkisi tanınmıştır. “Bakanlık görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilir.” Maddedeki “idari düzenlemeler” tamlaması, kural koyma yetkisinden çok, düzene koymayı çağrıştırmaktadır.

Anayasa’nın 124. maddesinde, “bakanlıklar kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.” kuralı yer aldığına göre, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile verilen bu idari düzenlemeler yapabilme yetkisi yasalara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine ve yönetmeliklere uygun olarak çıkarılması gereken uygulayıcı kuralları kapsamaktadır.

Bakanlıkların temel kuruluşları ve hiyerarşik kademeler

CBK 1, m.505’e göre, “Bakanlıklar, merkez teşkilatı ile ihtiyaca göre kurulan taşra ve yurtdışı teşkilatından ve bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlardan meydana gelir.

Tüzel kişilik sahibi olmayan bağlı kuruluşlar, bakanlık örgütlenmesi içinde değerlendirilebilirse de ayrı tüzel kişilik sahibi ilgili kuruluş ve ilişkili kuruluşlar, bakanlığın üzerinde vesayet yetkisi kullandığı genel idare dışında ayrı idarelerdir. Bakanlığın, yürütmekle yükümlü olduğu ulusal kamu hizmetleriyle bağlantılı hizmetleri üreten hizmet yerinden yönetim kuruluşları üzerinde vesayet yetkileri kullanıyor ve kimi politikalarını bu kamu kurumları aracılığıyla gerçekleştiriyor olması, bu ayrı tüzel kişileri bakanlık örgütünün temel kuruluşuna ya da hiyerarşik kademelerine katmaz.

Bakanlık merkez teşkilatı, bakanlığın sorumlu olduğu kamu hizmetinin komuta merkezidir. 505. maddede bu görev, “bakanlığın sorumlu olduğu hizmetlerin yürütülmesi, bu hizmetlerle ilgili amaç ve politika tayini, planlama, kaynakları düzenleme ve sağlama, koordinasyon, gözetim ve takip, idareyi geliştirme ve denetim gibi görevleri yerine getirmek” biçiminde kurala bağlanmıştır.

Bakanlık merkez teşkilatında, genel müdürlükler, kurul başkanlıkları ve daire başkanlıkları bulunmaktadır. Bunların bir bölümü bakan yardımcılarına bağlı olarak çalışmaktadır (m.505).

Bakanlık taşra teşkilatı, bakanlığın sorumlu olduğu hizmetleri üretip sunacak ülke coğrafyasına yayılmış örgütlenmedir. Başkent bölüntüsünde de hizmetler, merkez teşkilatı tarafından değil de “taşra” teşkilatınca örgütlendiğine göre, taşra teşkilatı terimi yerine mülki teşkilat ya da ülkesel örgütlenme terimleri kullanılmalıdır.

CBK 1’in 505. maddesine göre taşra teşkilatı “bakanlığın kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek ve yürütmekte oldukları hizmetleri vatandaşlara sunmakla görevli” örgütlenmedir. Gereksinime göre göre aşağıdaki birimlerin tamamından veya birkaçından oluşur.

– İl valisine bağlı il kuruluşları
– Kaymakama bağlı ilçe kuruluşları
– Doğrudan merkeze bağlı taşra kuruluşları

Doğrudan merkeze bağlı taşra kuruluşları oluşturulması Anayasa’nın 123 ve 126. maddesine aykırıdır. Yerinden yönetim ilkesi, il bölüntüsünün Anayasal varlığı ve ilin yetki genişliğine göre yönetilmesi, merkeze bağlı taşra birimi kurulmasına olanak tanımaz.

Bakanlığın taşra örgütlenmesindeki hiyerarşik birimler taşra teşkilatı il kuruluşlarında: 1) Vali, 2) İl Müdürlüğü, 3) Şube Müdürlüğü, 4) Şeflik ve taşra teşkilatı ilçe kuruluşlarında 1) Kaymakam, 2) İlçe Müdürlüğü, 3) İhtiyaç bulunan ilçelerde Şube Müdürlüğü, 4) Şeflik olarak belirlenmiştir.

Vali, bakanlığın ildeki hiyerarşik kademesi değildir, il yöneticisidir. Anayasa’da il yöneticisinin kim olacağı kurala bağlanmamıştır. İl yöneticisi kim olursa olsun, bakanlığın taşra hiyerarşik kademesi olarak tanımlamaz. İl yöneticisi devletin (genel idarenin) ildeki temsilcisi olduğu gibi tüm bakanlıkların da ildeki yürütücüsüdür.

Bakanlık yurtdışı teşkilatı, CBK 1’in 510. maddesinde bakanlıkları da kapsar biçimde, “tüm kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışında devamlı veya geçici görev yapan, dış temsilcilik niteliği taşıyan veya taşımayan bütün kuruluşlarıdır.” biçiminde kurala bağlanmıştır.

Dış temsilcilik, diplomatik temsilcilikler ve konsolosluklardan oluşur. Diplomatik temsilcilikler ise büyükelçilik, daimi temsilcilik, temsilcilik, elçilik, ortaelçilik, büyükelçilik ve elçilik büroları ve daimi maslahatgüzarlıklarıdır. Konsolosluk; başkonsolosluk, konsolosluk, muavin konsolosluk, konsolosluk ajanlığı ve büyükelçilik konsolosluk şubeleri ile fahri başkonsolosluk ve fahri konsolosluklardır.

Dış temsilcilikler, Dışişleri Bakanlığı’nın örgüt birim- leridir. Bunun dışında diğer idareler de yürüttükleri hizmetlerin niteliğine göre dış temsilciliklerde ihtisas birimleri kurabilirler.

Bakanlıklar, yukarıda aktarılan örgüt birimleri aracılığıyla ulusal kamu hizmetlerini örgütleyip tüm ülke çapında sunarlar. Kimi kamu hizmetlerinin özgün nite- liği bakanlık örgütlenmelerinde de farklılık yaratabilir. Örneğin Adalet Bakanlığı’nın ülke üzerinde yayılması (taşra teşkilatı), Dışişleri Bakanlığı’nın yurtdışı teşkilatı, Milli Savunma Bakanlığı’nın orduları içeren örgütlenmesi.

Ulusal kamu hizmetlerinin neler olduğunu saptamak için başvurulacak temel kaynak bakanlıkların görevlerini düzenleyen mevzuattır.

Bağlı kuruluş, ilgili kuruluş ve ilişkili kuruluş

Kimi ulusal kamu hizmetleri, yönetsel ve daha çok iktisadi nedenlerle bakanlıklar dışında ayrı tüzel kişiler olarak örgütlenmiş olabilir. Bakanlıkların ürettiği ulusal kamu hizmetlerinin parçası olan ya da bunlarla bağlantılı olan kamu hizmetlerini üretmekte uzmanlaşmış tüzel kişiler, hizmetlerin hükümet siyasasına uygun olarak yürütülebilmesi için genellikle bakanlıklarla hiyerarşiye varan bir bağlılık içinde olurlar. Bağlı kuruluş, ilgili kuruluş ve ilişkili kuruluş bakanlıkların ürettikleri kamu hizmetleriyle bağlantılı ya da ilgili hizmet üreten kamu kurumlarını genel idareye bağlayan bütünlük sağlayıcı araçlardır.

CBK 1, bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşları konusunda yalnızca “kendi kanunları ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerindeki hükümlere tabidir.” düzenlemesini yapmıştır (m.524).

(2) Cumhurbaşkanlığı Ofisleri

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 525. maddesiyle kararnamede verilen görevleri yerine getirmek üzere Cumhurbaşkanlığı’na bağlı, özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip, Dijital Dönüşüm Ofisi, Finans Ofisi, İnsan Kaynakları Ofisi ve Yatırım Ofisi kurulmuştur.

Cumhurbaşkanlığı örgütünün içinde Cumhurbaşkanı’nın temsil ettiği devlet tüzel kişiliğinden ayrı bir kamu tüzel kişiliğine sahip olan Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar bütçesinin yer aldığı genel bütçe dışında özel bütçesi ve kendi personeli bulunan bir örgüt ilke olarak Cumhurbaşkanlığı örgütü içinde değerlendirilemez. Ayrı tüzel kişilik sahibi bu ofisleri Cumhurbaşkanlığı örgütü içine alabilmek için Cumhurbaşkanlığı’na bağlı olduğu kurala bağlanmıştır.

Cumhurbaşkanlığı’na bağlı olarak kurulan ofislerin, organları bulunmamaktadır. Başkan ve idari örgütten oluşan bir tüzel kişi söz konusudur. Başkan, ofisin en üst amiri olup ofisin genel yönetim ve temsilinden Cumhurbaşkanı’na karşı sorumludur, ofisi Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen amaç, politika ve stratejilere uygun olarak yönetir (m.528). Ofislerde başkana yardımcı olmak üzere başkan yardımcısı görevlendirilebilir.

Ofislere taşrada ve yurtdışında örgütlenme olanağı da sağlanmıştır. “Ofislerin merkezi Ankara’dadır. Ofisler gerekli görmesi halinde yurtiçinde ve yurtdışında çalışma bürosu açabilir. Yurtdışı teşkilatı kurabilir (m.535).

Cumhurbaşkanlığı ofislerinin yürütmekle yükümlü oldukları hizmet veri toplamak, bilgi üretmek, eşgüdüm sağlamak ve kamu ile özel sektöre öncülük etmektir. Ofislere bu görevleri yerine getirmek için verilen yetki “yakın işbirliği içinde çalışmak” ve bunun için de “gerekli toplantı veya diğer organizasyonları yapmak” olarak belirlenmiştir. CBK 1’in 528. maddesine göre, “Ofis, görev alanına giren hususlarda tüm kamu kurum ve kuruluşlarını koordine etmek, bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlarla yakın işbirliği içinde çalışmak, bunun için gerekli toplantı veya diğer organizasyonları yapmak, uluslararası alanda yapılan çalışmalara iştirak etmek ve ülkemizi temsil etmekle görevli ve yetkilidir (m.528).

531. maddeye göre “ofisler, görev alanlarıyla ilgili araştırma ve inceleme ve diğer çalışmaları yapabilmek için gerekli olan bilgi ve belgeyi kamu kurum ve kuruluşlarından isteyebilir.” Bununla birlikte ofislerin isteklerinin karşılanması gerektiğine ilişkin bir yükümlülük getirilmemiştir. Kuruluşları yasa ile düzenlenmiş bulunan idareler için bilgi ve belge verme yükümlülüğünün Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile getirilmesi olanağı bulunmamaktadır.

Ofisler bir kamu tüzel kişisi olarak Anayasa’nın 124. maddesinin verdiği yetkiyi kullanarak yönetmelik de çıkarabilir ancak yönetmelikte konulacak kurallar da bu eşgüdüm, işbirliği ve öncülük görevleriyle sınırlı olacaktır.

Ofisin bütçesi genel bütçeden Cumhurbaşkanlığı bütçesine konulacak ödenek, ofis tarafından ücret karşılığı sağlanabilecek çeşitli hizmetler karşılığında elde edilecek gelirler ile gerçek ve tüzel kişilerden sağlanan yardım ve bağışlardan oluşur (m.530).

(3) Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşlar

Devlet örgütlenmesi içinde devlet tüzel kişiliğinden ayrı tüzel kişilik sahibi olan ya da kendisine tüzel kişilik tanınmamış ve Cumhurbaşkanlığı’nın ya da bir bakanlığın hiyerarşi içinde bir birim olarak da örgütlenmemiş birçok idare bulunmaktadır. Bunlardan büyük bölümü, özellikle tüzel kişilik sahibi olanlar yürüttükleri hizmetleriyle ilgili bakanlıkla bağlanmış, ilgilendirilmiş ya da ilişkilendirilmiştir. Az sayıda kurum ve kuruluş ise Cumhurbaşkanı tarafından kendi örgütüne bağlanmıştır. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 37. maddesine göre, “aşağıda yer alan kurum ve kuruluşlar Cumhurbaşkanlığı’na bağlı olup, kanunları ve/veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerindeki hükümlere tabidir. Devlet Denetleme Kurulu, Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Türkiye Varlık Fonu, İletişim Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı.

Sayılan idarelerin Cumhurbaşkanlığı’na bağlı olmasının sonuçlarına ilişkin hiçbir belirleme bulunmamaktadır. İdarenin bütünlüğü ilkesi gereği, bu idarenin genel idare ile bütünlenmesi gerekir, ancak bütünlük sağlayıcı aracın bağlılık olması bu kurum ve kuruluşların bir bölümünün niteliği ile uyumlu olmayabilir. Bağlılık ilişkisi, emir ve direktif vermeyi, bunlara uyma zorunluluğunu, iç denetimi, disiplin yetkilerini vb. içeren hiyerarşik bir ilişkinin kimi öğelerini içermek zorundadır.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlanmış olan bu idarelerin bir bölümünün ayrı kuruluş yasası bulunmaktadır. Bir bölümü ise Anayasa’da düzenlenmiştir.

Devlet Denetleme Kurulu, Anayasa’nın 108. maddesinde Cumhurbaşkanlığı’na bağlı olarak kurulmuştur ve Cumhurbaşkanı’nın isteği ile denetim yapar. Devlet Denetleme Kurulu’nun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.

H. Devlet Denetleme Kurulu

Madde 108 – İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla, Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanı’nın isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her türlü idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.

Yargı organları, Devlet Denetleme Kurulu’nun görev alanı dışındadır.

Devlet Denetleme Kurulu’nun Başkan ve üyeleri, Cumhurbaşkanı’nca atanır.

Devlet Denetleme Kurulu’nun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Anayasa’nın 136. maddesiyle kurulmuştur. Maddede Diyanet İşleri Başkanlığı’nın genel idare içinde yer aldığı açıkça kurala bağlanmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın genel idare içinde yer alması, Cumhurbaşkanı’nın iradesinden bağımsız olarak devlet tüzel kişiliğini temsilen işlem yapabilmesi demektedir. Cumhurbaşkanı’nın, devlet tüzel kişiliğini temsil etme yetkisi Anayasa’dan gelen bir idareyi Cumhurbaşkanlığı’na bağlaması, kendi hiyerarşisi içine alma sonucu doğurmaz.

İ. Diyanet İşleri Başkanlığı

Madde 136 – Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve mil- letçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.

Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Anayasa’nın 118. maddesi ile kurulmuştur. “Millî Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri komutanlarından kurulur.”

Maddede Milli Güvenlik Kurulu’nun ya da Genel Sekreterliğin Cumhurbaşkanlığı’na bağlı olduğuna ilişkin bir belirleme bulunmamaktadır. “Millî Güvenlik Kurulu; Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini Cumhurbaşkanı’na bildirir.” Gündemi Cumhurbaşkanı’nca düzenlense ve toplantılarına Cumhurbaşkanı başkanlık etse de Kurul, Cumhurbaşkanı’ndan bağımsız karar alır ve kararlarını Cumhurbaşkanı’na sunar. Kurul öneri ve görüş nitelikli karar alıyor olsa da Kurul ya da Sekreterlik Cumhurbaşkanı’na bağlı değildir.

 

Not: Bu makale Üstad Dergi 13.sayısında (Yaz 2021) yayınlanmıştır.

 

 

Benzer Yazılar

Hesaplamalı Hukuk
Enerji Şartı Anlaşması Türkiye
Afetten Kalkınmaya Sivil Etkileşim
Akıllı İlaç Bedellerini Devlet Ödeyecek mi?
Büyük Savunma Mitingi
Kayıp Zarar Fonu; Yasuni (Ekvator) Deneyiminden Çıkarımlar
Yapay Zekanın Çevresel Etkileri
AİHM'den Sonra Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi 21 Mayıs 2024’de İklim Değişikliği Görüşünü Açıklayacak
ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Rekabet Etmeme Hükümlerine Getirdiği Yasak ve Arka Planı
Türkiye Enerji Şartı Anlaşmasından Çekilmeli!
Hesaplamalı Hukuk'a Giriş
Türkiye Enerji Şartı Anlaşmasından Çekilmeli!
Afetten Kalkınmaya Sivil Etkileşim
ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Rekabet Etmeme Hükümlerine Getirdiği Yasak ve Arka Planı
Cumhurbaşkanlığı Örgütlenmesi
Sürdürülebilirlik ve Rekabet; Sorulması Gereken Normatif ve Teknik Sorular
AİHM'den Sonra Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi 21 Mayıs 2024’de İklim Değişikliği Görüşünü Açıklayacak