Inherit The Wind; ABD'de Maymun Davası

Inherit The Wind; ABD’de Maymun Davası

“Kötü bir kanun kolera gibidir; dokunduğu herkesi, karşı çıkanlar kadar savunanları da mahveder.”

1925 yılında ABD’de bir biyoloji öğretmeni olan Bertram Cases, öğrencilerine derste Darwin’in evrim teorisini anlatmak ister. Ancak yaşanılan dönem itibarıyla halk dinine sıkı sıkıya bağlıdır. İncil’de yer alan yaratılış hikayesinin gerçek olduğuna inanmaktadır. Dönemin kanunları da insanın belli bir evrimden geçtiği fikrine karşı çıkmakta, kamu okullarında evrim teorisinin anlatılmasını yasaklamaktadır.

ABD’de Maymun Davası

Bertram Cases’in yargılanma sürecini ele alan Inherit The Wind (Rüzgârın Mirası) filmi, çekildiği 1960 yılına göre oldukça cesur konuları ele almıştır. Yönetmenliğini Stanley Kramer’in üstlendiği film ABD’deki hukuk sisteminin çarpıklığını ortaya koymuştur. Adı evrim teorisi nedeniyle “Maymun Davası” olarak anılan ve yaşanmış bir olayı ele alan bu yapımın, günümüz toplumlarına söyleyecek hala çok şeyi var.

Film, Hillsboro isimli bir kasabada öğretmenlik yapan Bertram Cases’in derste evrim teorisini anlatması nedeniyle tutuklanması ile başlar. Dava, konusu nedeniyle kısa sürede halkın ve medyanın ilgisi çeker. Tüm Amerika’da bir anda Hillsboro ve Bertram Cases’in davası konuşulmaya başlar, çeşitli yerlerden tepkiler gelmeye başlar. Halk tarafından Tanrı’nın sağ kolu olarak görülen Matthew Harrison Brady savcılık makamı için gönüllü olur. Brady tutucu bir Hristiyandır. Savunma avukatlığını, medyanın yardımıyla, agnostik olmasıyla tanınan Henry Drummond isimli, dönemin başarılı avukatlarından biri üstlenir. Böylelikle düşünme hakkının yargılandığı duruşmalara başlanır.

Duruşmalar sırasında mahkemenin; savunma ve iddia makamlarına davranışı arasındaki dengesizlik dikkat çeker. Taraflar mahkeme salonuna ‘‘İncil’ini Oku’’ yazan bir pankartın altından geçerek gelirler. Jüri üyelerinin seçiminde tarafsız birilerini bulmanın zorluğu ortaya konulur. Mahkemenin taraflı tutumu sonucunda davanın seyrini değiştirecek bir olay yaşanır. Savunma avukatı Drummond, Bertram’ın suçsuzluğunu ortaya koymak için zooloji, antropoloji, felsefe ve buna benzer alanlarda uzman altı bilim adamını tanık olarak dinletmek ister. Amacı evrim yasasının ne olduğunu jüriye anlatmaktır. Brady dava ile ilişkili olmadığı için tanıklara itiraz eder, mahkeme itiraz üzerine tanıkların dinlenmemesine karar verir.

Drummond bir an için davaya devam etmemeyi bile düşünür. Ancak çarpışarak onurlu bir şekilde yenilmeyi tercih edecek, savunmasını yapmanın başka bir yolunu arayacaktır.

Drummond, daha sonra sıra dışı bir hamle yapar ve ‘İncil uzmanı’ olarak iddia makamının avukatı Brady’i tanık kürsüsüne davet eder. İncil’i savunmasına temel yapan bu ünlü avukata, İncil’deki lafzi ifadelerin gerçekliklerini sorar. Bu sorgulamanın yapıldığı sahneler filmin en güzel sahnesidir. İncil’deki tartışmalı yerleri, bu yerler üzerine düşünüp düşünmediği üzerine sorulan sorular Brady’i terletir. Brady, art arda gelen sorularla ve İncil hakkındaki cehaletiyle halk arasında alay konusu olur. Filmde dikkate değer birçok replik olduğunu belirtmekle birlikte, şu repliği alıntılamanın filmin verdiği genel mesaja uygun olduğunu düşünüyorum.

Drummond her türlü çabasına rağmen müvekkilinin ceza almasını engelleyemez. Jüri, Bertram’i suçlu bulur; ancak mahkeme onun aleyhine sadece 100 dolarlık bir para cezasına hükmeder. Halk arasında itibarını kaybeden ve ruhsal bir çöküş yaşayan Brady, kararın da etkisiyle duruşma bittikten sonra hayatını kaybeder. Filmin sonunda Drummond duruşma salonundan İncil ve Darwin’in “Türlerin Kökeni” kitabını eline alarak çıkar. Drummond’ın filmin son sahnesindeki mesajı, bu savaşın dine karşı değil; cehalete ve dogmaya karşı olduğunu ortaya koyar.

Hikayenin Gerçeği; Scopes Maymun Davası

Inherit The Wind, ABD hukuk tarihinde ‘Scopes Monkey Trial (Scopes Maymun Davası)’ olarak yerini alan ünlü bir davanın uyarlamasıdır. Doğal olarak kişi ve yer isimlerinde de değişiklikler yapılmıştır. Ancak büyük oranla yaşanılan olaylara sadık kalarak uyarlaması yapılmıştır.

Tennessee eyalet kongresinde kabul edilen ve 1925 yılının mart ayında eyalet valisinin onayı ile yürürlüğe giren ‘Butler Yasası adlı kanun, eyaletteki bütün üniversite ve kamu okullarında evrim teorisinin okutulmasını yasaklayıp, aksi davranışlara hapis ve para cezası getiriyordu. Amerikan Sivil Özgülükler Birliği (ACLU) bu yasaya dava açmak istiyordu ve bunun için de cesur bir öğretmene ihtiyaç vardı. 24 yaşındaki genç biyoloji öğretmeni John Scopes hapse girmeyi göze aldı ve dersinde evrim teorisini anlattı. Tennessee’nin Dayton kentinde duruşmalara başlandı. Mahkeme dışına şempanzeler getirildi ve gösteriler yapıldı. Bu da Scopes Davası’nın adının Scopes Maymun Davası’na dönüşmesine neden oldu.

İddia makamının avukatlığını filmdeki gibi eski başkan adayı ve ABD Dışişleri Eski Bakanı William Jennings Bryan; savunma makamını ise ACLU’nun en önde gelen avukatlarından Clarence Darrow üstlendi. 21 Temmuz 1925 günü jürinin kararını vermesi sadece 9 dakika sürdü ve Scopes suçlu bulundu. Ancak yargıç hapis cezası yerine, 100 dolar para cezasına çarptırdı. Filmdeki sona benzer şekilde, Bryan dava sonuçlandıktan beş gün sonra hayatını kaybetti.

Bu ceza ülke genelindeki köktendincilik yanlılarını cesaretlendirdi ve bunları kendi eyaletlerinde benzeri yasaklar getirmek için harekete geçirdi. 1927’de evrim teorisini okullarda anlatılmasını yasaklayan eyalet sayısı 13’ü buldu. Bu eyaletlerin biyoloji kitaplarında, bilimsel veriler yerine, sadece İncil’den pasajlar yer aldı. Bütün ülkede bilim eğitimi geriledi ve bunun yerine okullarda din eğitimi arttı. Scopes Davası’nın oluşturduğu legal statüko ise Arkansas eyaletinin bir şehrinde 1965-66 eğitim dönemi biyoloji kitabında evrim teorisine de yer verilmesine kadar sürdü. Ulusal Eğitim Birliği ve Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği bir kez daha hukuk mücadelesi başlattı. Biyoloji öğretmeni Susan Epperson aracılığı ile Arkansas eyaletine dava açıldı. Dava, ABD Yüksek Mahkemesi’nin önüne geldi.

ABD Yüksek Mahkemesi 1968 yılında, herhangi bir dinin inancına uymadığı gerekçesiyle bilimsel eğitimin devlet okullarında yasaklamasının ABD Anayasası’na aykırı olduğuna hükmetti ve eyaletlerin evrim teorisinin okullarda öğretilmesini yasakladığı çağı kapattı. Yüksek Mahkeme kararında, ‘‘Devletin, herhangi bir dini inancı veya bütün dini inançları, hoşlanmadıkları bir görüşten korumak gibi bir görevi yoktur.’’ denildi.

ABD’de bu karardan sonra da tartışmalar sonuçlanmadı. Kökten dinciler hukuksal engeli aşabilmek için kavramın ismini değiştirerek yaratılış yerine ‘‘akıllı tasarım’’ deyimini kullanmaya başladılar. Ancak bu girişim de 2005 yılındaki bir federal bölge mahkemesi kararı ile akıllı tasarımın bilimsel değil dini bir görüş olduğu belirtilerek durduruldu. ABD’de bu konuda tartışmalar azalsa da hiç bitmeyecek gibi görünüyor.

Türkiye’de de yaklaşık bir sene önce evrim teorisi öğrencilerin yeterli felsefi altyapıya sahip olmaması gerekçesiyle müfredattan kaldırılmıştı. Bu da akıllara acaba ülkemiz yüz yıl geriden mi geliyor sorusunu getiriyor. Ya da filmde Drummond’ın dediği gibi sahiden de geriye doğru mu yürüyoruz?

Scopes Maymun Davası’na ev sahipliği yapan Dayton’daki mahkeme binasında küçük bir müze bulunuyor. Mahkemenin her yıl temmuz ayında düzenlediği yıl dönümünde, duruşma sahnelerini yeniden canlandırıldığı bir festival düzenleniyor. Ayrıca mahkeme binasının bahçesinde taraf avukatlarının heykelleri bulunuyor.

ABD’deki Maymun Davası hiçbir özgürlüğün kolay kazanılmadığının bir kanıtını oluşturuyor. Drummond’ın filmdeki örnek duruşu ise avukatlık mesleğine güzel mesajlar veriyor. Daha da önemlisi Inherit The Wind diğer pek çok filmde olmayan bir şeyi vadediyor: Düşünmeyi…

 

Benzer Yazılar

Hesaplamalı Hukuk
Enerji Şartı Anlaşması Türkiye
Afetten Kalkınmaya Sivil Etkileşim
Akıllı İlaç Bedellerini Devlet Ödeyecek mi?
Büyük Savunma Mitingi
Kayıp Zarar Fonu; Yasuni (Ekvator) Deneyiminden Çıkarımlar
Yapay Zekanın Çevresel Etkileri
AİHM'den Sonra Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi 21 Mayıs 2024’de İklim Değişikliği Görüşünü Açıklayacak
ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Rekabet Etmeme Hükümlerine Getirdiği Yasak ve Arka Planı
Türkiye Enerji Şartı Anlaşmasından Çekilmeli!
Hesaplamalı Hukuk'a Giriş
Türkiye Enerji Şartı Anlaşmasından Çekilmeli!
Afetten Kalkınmaya Sivil Etkileşim
ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Rekabet Etmeme Hükümlerine Getirdiği Yasak ve Arka Planı
Cumhurbaşkanlığı Örgütlenmesi
Sürdürülebilirlik ve Rekabet; Sorulması Gereken Normatif ve Teknik Sorular
AİHM'den Sonra Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi 21 Mayıs 2024’de İklim Değişikliği Görüşünü Açıklayacak